Resmi verilere göre 2026 yılında tüketici enflasyonu yüzde 30’un üzerinde seyretti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yıllık enflasyonun yüzde 32.11’den yüzde 31.75’e gerilediğini vurgulaması, toplumun farklı kesimlerinden tepki çekti.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve bazı ekonomistler, bu sınırlı düşüşün halkın yaşadığı ekonomik yükü hafifletmediğini savunuyor. Eleştirilerde, düşüşün büyüklüğünün yetersiz olduğu ve ekonomik politikaların asli nedenlerini görmezden geldiği öne sürülüyor.
Eleştirilerin Özeti ve Vurgulanan Etkiler
Erbakan, 0,4 puanlık yıllık düşüşün vatandaşın çektiği sıkıntılara kıyasla anlamsız olduğunu belirtiyor. Öne sürdüğü nokta şu: ödenen bedeller, iflaslar, artan işsizlik ve kemer sıkma politikaları bu küçücük düşüş için haklı gösterilemez. Erbakan, ayrıca “Gerçek faili teşhis etmezseniz yanlış fiili önleyemezsiniz” diyerek politika eleştirisini derinleştiriyor.

Prof. Dr. Erinç Yeldan ise düşüşün mikroskobik olduğunu vurgulayarak, “Yüzde 5 hedefine ulaşmak için daha çok zamana ihtiyaç var” anlamında eleştirel bir üslup kullandı.
Enflasyonun Dinamikleri
Ekonomist Çağrı Sarıkaya’nın analizine göre, bu yılın ocak-temmuz döneminde enflasyonu yukarı ve aşağı çeken ürün grupları farklılaştı. Enerji ve gıda fiyatları genel enflasyonu yükseltirken, dezenflasyonu sağlayan unsurlar arasında şans oyunları ile demir ve deniz yolu taşımacılığındaki gerilemeler yer aldı.
Bu bulgular, enflasyonun tek bir kaynaktan değil, bir dizi sektör ve harcama kaleminden etkilendiğini gösteriyor. Dolayısıyla politika yapıcıların hem kısa vadeli hem de yapısal tedbirleri birlikte değerlendirmesi gerektiği vurgulanıyor.