19 Mart operasyonlarının ardından İstanbul’un imar gündemi hızlandı. Farklı ilçelerde yeni planlar onaylandı, bazı projeler yargı sürecinden döndü; Kanal İstanbul’dan Ömerli Havzası’na, Beykoz ormanlarından Tuzla’daki askeri arazilere kadar geniş bir alanda yapılaşma tartışmaları yeniden alevlendi.
Kent genelinde hem konut hem de altyapı ihaleleri hız kazandı; bazı plan değişiklikleri kentsel dönüşüm süreçlerini öne alırken bazıları da korunması gereken alanları yapılaşmaya açtı.
Kanal İstanbul güzergahı ve ihaleler
Kanal hattı çevresinde daha önce mahkemelerce iptal edilen planlar, yargı kararları doğrultusunda yeniden düzenlenmeye başlandı. Bu süreçle paralel olarak büyük ölçekli ihaleler hayata geçirildi. Toplu Konut İdaresi (TOKİ), 17 Mart 2025 – 23 Ekim 2025 döneminde Kanal İstanbul güzergahında toplamda 40 ayrı kamu ihalesi gerçekleştirdi; ihalelerin sözleşme bedeli yaklaşık 80 milyar lira civarında oldu.
Emlak Konut da Dursunköy gibi noktalarda 2024’te on milyarlarca liralık konut ve altyapı ihalelerine çıktı. İhalelerin önemli bir bölümünün, kamuoyunda iktidara yakın şirketlere verildiği belirtiliyor.

Sazlıbosna ve tarım alanları
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 17 Haziran 2025’te Sazlıbosna Barajı yanında yaklaşık 2,5 milyon metrekarelik alan için yeni imar planını askıya çıkardı. Bu bölge tarım alanı niteliğindeydi ve plan değişikliğiyle yapılaşmanın önü açılmış oldu; yerel kaynaklar bu değişikliğin çevresel ve tarımsal etkileri konusunda endişe taşıyor.

Beykoz, Kemerburgaz ve Mimarlar Odası’nın itirazı
Eyüpsultan Kemerburgaz’da, Mimar Sinan’ın Kırkçeşme Su Yolları ve Uzun Kemer’in etki alanı içindeki yaklaşık 63 bin metrekarelik tarım arazisi, plan değişikliğiyle konut ve ticaret alanına dönüştürüldü. Mimarlar Odası bu karar için dava açtı.

Davada görevli bilirkişi raporu, söz konusu plan değişikliğinin hem tarihi mirasa hem de tarım alanlarına yönelik tehdit oluşturduğunu vurguladı ve plan değişikliğinde kamu yararı bulunmadığına dikkat çekti.