Türkiye ile Kanada, ihracat finansmanında işbirliğini genişletmek ve şirketlerinin üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirmesini kolaylaştırmak amacıyla yeni bir adım attı. Türk Eximbank ile Kanada’nın ihracat destek kuruluşu Export Development Canada (EDC) arasında 23 Ekim’de mutabakat zaptı imzalandı. Anlaşma, özellikle Afrika, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile Orta Asya pazarlarında Türk ve Kanadalı şirketlerin birlikte üstlenebileceği projelerin desteklenmesini hedefliyor.
İmza, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile İstanbul’da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından geldi. İki ülkenin ticari ilişkilerinin geliştirilmesi ve serbest ticaret anlaşması müzakereleri görüşmenin temel gündemini oluştururken, ihracat kredileri alanında da somut bir işbirliği adımı atıldı. Ancak mutabakat kapsamında tahsis edilecek toplam finansman tutarı, kredi koşulları ve desteklenecek ilk projeler henüz açıklanmadı.
Afrika ve Orta Asya’da ortak projeler desteklenecek

Mutabakatın temel amacı, Türk ve Kanadalı şirketlerin yalnızca kendi ülkeleri arasında ticaret yapması değil, üçüncü pazarlarda birlikte iş geliştirebilmesi. Afrika, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile Orta Asya, işbirliğinin öncelikli coğrafyaları olarak belirlendi. Bu bölgelerde gerçekleştirilecek ortak projelerin ihracat kredileri alanındaki işbirliğiyle desteklenmesi hedefleniyor.
Üçüncü ülke projeleri, farklı ülkelerden şirketlerin aynı yatırım veya ticari faaliyet kapsamında birlikte çalışmasına imkân veriyor. Türk şirketlerinin mühendislik, üretim ve proje geliştirme kapasitesiyle Kanadalı şirketlerin teknoloji, ekipman ve finansman deneyiminin bir araya gelmesi, potansiyel işbirliği alanları oluşturabilir. Bununla birlikte henüz belirli bir sektör, şirket veya yatırım için finansman sağlandığı açıklanmış değil.
Anlaşmada kullanılan Afrika, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile Orta Asya tanımları coğrafi öncelikleri gösteriyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı ifade eden MENA bölgesi, Afrika’nın kuzeyini de kapsadığı için bu pazarlar tamamen birbirinden bağımsız üç bölge olarak değerlendirilmemeli. İşbirliğinin hangi ülkelerde ve hangi projelerle başlayacağı ise ilerleyen dönemde netleşecek.
Türk Eximbank ile EDC’nin işbirliği nasıl işleyecek?

Türk Eximbank, Türkiye’deki ihracatçıları kredi, sigorta ve garanti gibi finansal araçlarla destekleyen bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor. Kanada’nın ihracat kredi kuruluşu EDC ise Kanadalı şirketlerin uluslararası ticaret ve yatırımlarını finansman ve risk yönetimi çözümleriyle destekliyor. İki kuruluş arasında imzalanan mutabakat, bu faaliyetlerin üçüncü ülkelerdeki ortak ticari fırsatlar için daha yakın biçimde yürütülmesini amaçlıyor.
Bu tür işbirlikleri, özellikle büyük ölçekli projelerde finansman kaynaklarının ve ticari risklerin değerlendirilmesi açısından önem taşıyabiliyor. Birden fazla ülkeden şirketin katıldığı yatırımlarda ödeme güvencesi, uzun vadeli kredi ihtiyacı ve alıcı risklerinin yönetimi, projenin gerçekleştirilebilirliğini etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. İhracat kredi kuruluşlarının birlikte çalışması, uygun projeler açısından bu süreçlerin değerlendirilmesini kolaylaştırabilir.
Ancak imzalanan belgenin niteliği burada önem taşıyor. Söz konusu düzenleme bir mutabakat zaptı olduğu için bütün Türk şirketlerine otomatik kredi hakkı tanındığı veya başvurulara belirli tutarda finansman garantisi verildiği anlamına gelmiyor. Ortak projelerde kullanılabilecek finansman araçları, uygunluk koşulları ve başvuru süreçleri henüz ayrıntılandırılmış değil.
Dolayısıyla anlaşmanın şirketler açısından somut etkisi, ilerleyen dönemde açıklanacak uygulama mekanizmasına bağlı olacak. Özellikle hangi projelerin destek kapsamına alınacağı, iki kuruluşun finansmana nasıl katılacağı ve özel sektörün hangi koşullarda yararlanabileceği belirleyici olacak.
Serbest ticaret görüşmeleri 30 Kasım haftasında başlayacak

İstanbul’daki görüşmenin ikinci önemli başlığı, Türkiye ile Kanada arasında hazırlanmakta olan serbest ticaret anlaşması oldu. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, müzakerelerin ilk turunun 30 Kasım 2026 haftasında başlayacağını açıkladı. Böylece iki ülke arasındaki ticaretin önündeki engellerin azaltılmasına yönelik görüşmeler için somut bir takvim belirlenmiş oldu.
Serbest ticaret anlaşmaları, kapsamlarına bağlı olarak gümrük vergilerinden menşe kurallarına, pazara erişimden çeşitli ticari düzenlemelere kadar geniş bir alanı etkileyebiliyor. Ancak Türkiye ile Kanada arasında henüz sonuçlandırılmış bir anlaşma bulunmadığı için hangi ürünlerde vergi indirimi yapılacağı veya hangi sektörlerin yeni avantajlardan yararlanacağı belli değil. Başlayacak müzakereler, olası düzenlemelerin kapsamının belirlenmesi açısından ilk aşamayı oluşturacak.
Türkiye ile Kanada’nın ticaret hacmini önce 5 milyar dolara, ardından 10 milyar dolara çıkarma hedefi de görüşmelerin ekonomik çerçevesini oluşturuyor. İki ülke, ticari ilişkileri genişletmenin yanı sıra şirketlerin üçüncü ülkelerde ortak yatırımlara ve projelere yönelmesini de amaçlıyor. Bununla birlikte söz konusu rakamlar mevcut ticaret hacmini değil, ulaşılması hedeflenen seviyeleri ifade ediyor.
Müzakerelerin başlaması, ihracatçılar açısından potansiyel yeni fırsatları gündeme getirse de kısa vadede mevcut gümrük vergilerinde kendiliğinden bir değişiklik yaratmayacak. Böyle bir sonucun ortaya çıkması için müzakerelerin tamamlanması, anlaşmanın imzalanması ve gerekli yürürlük süreçlerinin işletilmesi gerekiyor.
Ticarette 10 milyar dolarlık hedef

Türkiye ile Kanada’nın ihracat finansmanında attığı adım, iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık düzeyine yükseltilmesinin ardından geldi. 22 Ekim’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney arasında gerçekleştirilen görüşmelerde ticaret, yatırım, enerji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi kararlaştırıldı. İhracat kredi kuruluşları arasındaki mutabakat da bu geniş ekonomik işbirliği gündeminin parçalarından biri oldu.
Ticaret Bakanlığı, iş dünyasının katılımıyla düzenlenecek Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi toplantısının 2027 yılının ilk yarısında gerçekleştirilmesini de planlıyor. Bu toplantıların, ticaret hacmini artırma hedefinin yanı sıra şirketler arasındaki yeni işbirliği fırsatlarının değerlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Kanada tarafı da 2027 yılında Türkiye’ye bir ticaret heyeti göndermeyi planlıyor.
İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde enerji, havacılık, savunma sanayisi ve ileri teknoloji gibi alanlar da öne çıkıyor. Ancak Eximbank ile EDC arasındaki mutabakatın bu sektörlerden hangilerini öncelikle finanse edeceğine ilişkin özel bir liste açıklanmış değil. Bu nedenle stratejik ortaklık kapsamındaki genel sektör hedefleriyle yeni ihracat finansmanı mutabakatının somut uygulama alanlarını birbirinden ayırmak gerekiyor.
Türk şirketleri açısından önümüzdeki dönemin en önemli gelişmesi, üçüncü ülke projelerinde kullanılabilecek finansman araçlarının somutlaştırılması olacak. Anlaşmanın ilk sonuçları, desteklenecek projelerin açıklanması ve iki kuruluşun ortak finansman mekanizmasının netleşmesiyle görülebilecek. Böylece bugün imzalanan mutabakatın ihracatçıların yeni pazarlara açılmasına ne ölçüde katkı sağlayacağı daha açık biçimde değerlendirilebilecek.