Suriye, on yılı aşkın süren çatışmaların ardından enerji sektörünü yeniden yapılandırmak için harekete geçti. Petrol ve doğalgaz üretimini artırmayı, elektrik altyapısını güçlendirmeyi ve yabancı yatırımları çekmeyi hedefleyen ülke, bölgesel enerji ticaretinde de yeni bir rol üstlenebilir.
Hürmüz Boğazı üzerinden enerji taşımacılığında yaşanan kısıtlamalar, alternatif güzergâh arayışlarını hızlandırırken Suriye’nin stratejik konumu dikkat çekiyor.
Hürmüz Boğazı’na alternatif olabilir
Suriye’nin Akdeniz’e kıyısı bulunması ve Türkiye ile sınır komşusu olması, ülkeyi Orta Doğu’dan Avrupa’ya uzanabilecek enerji hatları açısından önemli bir konuma taşıyor.
Baker Enstitüsünün değerlendirmesine göre Suriye, yeterli altyapı yatırımı yapılması halinde Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakan boru hatları için bir “enerji kara köprüsü” işlevi görebilir. Bu senaryoda Basra Körfezi’nden gelen petrol ve doğalgazın Suriye üzerinden Akdeniz’e, Türkiye bağlantıları aracılığıyla da Avrupa’ya taşınması mümkün olabilir. Ancak söz konusu güzergâhların hayata geçirilmesi yeni yatırımlara bağlı.
Petrol üretimi yüzde 80 azaldı
Suriye’nin enerji sektöründeki toparlanma ihtiyacı, üretim verilerinde de görülüyor. 2011’de başlayan çatışmalardan önce ülkede günlük ortalama 380 bin varil ham petrol üretiliyordu.
Wood Mackenzie’nin verilerine göre çatışmalar nedeniyle petrol üretimi yüzde 80, doğalgaz üretimi ise yaklaşık yarı yarıya azaldı. Buna karşın ülkenin tahmini 1,3 milyar varil petrol eşdeğeri rezervi bulunuyor. Henüz yeterince araştırılmamış kara sahaları ve kullanılmamış açık deniz alanları da yeni arama projeleri açısından potansiyel taşıyor.
ABD’li enerji şirketi devrede
Suriye yönetimi, enerji sektörünü canlandırmak amacıyla uluslararası şirketlerle iş birliğini artırıyor. Mayıs ayında ülkenin ilk derin deniz petrol ve doğalgaz arama projesi için açık deniz sahası belirlendiği duyuruldu. Projenin ABD’li Chevron, Katar merkezli UCC Holding ve Suriye Petrol Şirketi tarafından geliştirilmesi planlanıyor.
Suriye’nin enerji varlıkları üzerindeki kontrolün yeniden birleşmesi ve uluslararası yaptırımların kaldırılması da yabancı yatırımlar açısından önem taşıyan gelişmeler arasında yer alıyor.
Türkiye’nin de bulunduğu 7 milyar dolarlık anlaşma
Suriye’nin enerji planları yalnızca petrol ve doğalgazla sınırlı değil. Haziran 2025’te hükümet, Katar, Türkiye ve ABD’den oluşan bir konsorsiyumla enerji altyapısının yeniden inşası için 7 milyar dolarlık anlaşma imzaladı. Anlaşma kapsamında dört doğalgaz santrali ve 1 gigavat kapasiteli güneş enerjisi parkı geliştirilmesi öngörülüyor. Projelerin toplam 5 gigavatlık kapasite artışı sağlaması ve ülkenin mevcut elektrik talebinin yaklaşık yarısını karşılaması bekleniyor.
Rüzgâr ve güneş enerjisinde yeni projeler
Suriye, yenilenebilir enerji kapasitesini de artırmayı hedefliyor. Eylül 2025’te Suudi Arabistan merkezli ACWA Power ile yapılan anlaşma kapsamında 1 gigavat güneş ve yaklaşık 1,5 gigavat rüzgâr enerjisi kapasitesi geliştirilmesi planlandı.
Şubat ayında Dubai merkezli Marv Energy ile 700 megavatlık rüzgâr enerjisi santrali için anlaşmaya varıldı. Bu projede, Suriye’de üretilmesi planlanan 140 rüzgâr türbininin kurulması hedefleniyor. Tamamlanma süresi ise beş ila yedi yıl olarak öngörülüyor.
Fırat Nehri’nde 1,16 milyar dolarlık proje
Enerji yatırımlarının bir diğer ayağını hidroelektrik oluşturuyor. Suriye Enerji Bakanlığı, ekim ayında Fırat Nehri üzerindeki Halabiya-Zalabiya Barajı projesi için yatırımcıların ilgisini toplamaya yönelik çağrı yaptı. Tahmini 1,16 milyar dolarlık proje, 81 megavatlık hidroelektrik santrali ile 1,2 gigavatlık pompajlı depolama tesisini kapsıyor.
Suriye bölgesel enerji merkezi olabilir mi?
Petrol ve doğalgaz rezervleri, yenilenebilir enerji potansiyeli ve coğrafi konumu Suriye’ye önemli fırsatlar sunuyor. Ancak ülkenin bölgesel enerji merkezi haline gelmesi, yabancı yatırımların sürmesine, hasarlı altyapının yenilenmesine ve planlanan projelerin tamamlanmasına bağlı.
Hürmüz Boğazı’na alternatif enerji güzergâhlarına yönelik ilginin artması ise Suriye’nin ekonomik toparlanma sürecinde yeni bir fırsat yaratabilir.