Türkiye’nin ev sahipliğinde ilk kez düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), teknoloji ve sürdürülebilirlik yatırımlarını da gündeme taşıyor. Zirvenin Master Partner ve “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olan Türk Telekom, Antalya’daki organizasyon için oluşturduğu iletişim altyapısının yanı sıra yenilenebilir enerji, sürdürülebilir finansman ve karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalarını açıkladı.
COP31’in dijital altyapısını Türk Telekom kurdu
Türk Telekom, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 kapsamında uluslararası katılımcıların, ülke delegasyonlarının, basın mensuplarının ve ziyaretçilerin iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere kapsamlı bir teknoloji altyapısı oluşturdu.
Toplam 1,1 milyon metrekarelik zirve alanında farklı güzergâhlardan yeni fiber optik bağlantılar tesis edildi. Bu kapsamda 1,3 milyon metre fiber optik kablo kullanılarak organizasyon alanının dünyaya saniyede 400 gigabit kapasiteyle bağlanmasını sağlayacak altyapı hazırlandı.

Zirve alanında ayrıca 1.800 kablosuz erişim noktası oluşturuldu. Mobil iletişim kapasitesini artırmak amacıyla 5G teknolojisini de destekleyen yeni baz istasyonları kuruldu.
Veri merkezi, network operasyon merkezi ve siber güvenlik operasyon merkezlerini kapsayan sistemle zirve boyunca güvenli, yüksek kapasiteli ve kesintisiz iletişim hizmeti sunulması hedefleniyor.
Şahin: Dünya Antalya’da konuşurken o konuşmayı taşıyan hat Türk Telekom hattı olacak
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, COP31 öncesinde yaptığı açıklamada dijital dönüşüm ile yeşil dönüşümün birbirini tamamlayan iki stratejik alan olduğunu belirtti.
Türk Telekom’un 185 yılı aşan geçmişiyle 58 milyondan fazla müşteriye hizmet verdiğini ifade eden Şahin, şirketin 592 bin kilometreyi aşan fiber ağıyla 35 milyona yakın haneyi kapsadığını söyledi.
Şahin, sürdürülebilirlik yaklaşımına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken bu altyapının hangi enerji kaynaklarıyla çalışacağını, kaynakları ne kadar verimli kullanacağını ve çevre üzerindeki etkisini bugünden planlıyoruz. Dijital dönüşüm ile yeşil dönüşümü birlikte ele alıyor, kendi altyapımızda edindiğimiz deneyimi farklı sektörlerde kaynak verimliliğini artıran çözümlere taşıyoruz.”
COP31’de üstlendikleri sorumluluğun bu yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Şahin, “Dünya Antalya’da konuşurken o konuşmayı taşıyan hat Türk Telekom hattı olacak” dedi.
Güneş enerjisi yatırımları 530 MWp’ye ulaşacak
Türk Telekom’un sürdürülebilirlik stratejisinde yenilenebilir enerji yatırımları önemli yer tutuyor. Şirket, Sivas’ta devreye aldığı güneş enerjisi santralinin ardından Malatya ve Ağrı’da yeni santraller kurmayı planlıyor.
2025 yılı sonunda faaliyete geçen Sivas Güneş Enerjisi Santrali, Türk Telekom’un elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 15’ini karşılıyor.
Şirketin sıradaki yatırımı Malatya’nın Darende ilçesinde gerçekleştirilecek. Türk Telekom’un açıklamasına göre santral, devreye girdiğinde kurulu güç bakımından Türkiye’nin en büyük üçüncü güneş enerjisi santrali olacak.
Malatya’daki yatırımı Ağrı’da kurulacak güneş enerjisi santrali izleyecek.
Üç santralin tamamlanmasıyla Türk Telekom’un toplam güneş enerjisi kurulu gücünün 530 MWp’ye ulaşması öngörülüyor.
Elektrik tüketiminin yüzde 65’i güneşten karşılanacak
Türk Telekom, Sivas, Malatya ve Ağrı’daki güneş enerjisi santralleriyle mevcut elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 65’ini güneş enerjisinden karşılamayı hedefliyor.
CEO Ebubekir Şahin, yatırımların şirketin uzun vadeli enerji stratejisindeki önemini şu sözlerle anlattı:
“Üç santralimizle toplam 530 MWp kurulu güce ulaşarak mevcut tükettiğimiz elektriğin yaklaşık yüzde 65’ini güneşten karşılamayı ve karbon salımımızı azaltmayı hedefliyoruz.”
Şirket, güneş enerjisi santrallerinin yanı sıra baz istasyonlarında yenilenebilir enerji kullanımını da yaygınlaştırıyor.
Baz istasyonları ve sabit binalardaki çatı GES uygulamalarının kurulu gücünü artıran Türk Telekom, güneş enerjisi ve şebeke hibrit çözümleri, GES karavan hibrit enerji sistemleri ve yeni nesil soğutma teknolojileri üzerinde çalışıyor.
Şirket ayrıca İç Anadolu Bölgesi’ndeki jeotermal kaynaklardan yararlanmaya yönelik projeler geliştiriyor.
Sürdürülebilir finansman büyüklüğü 1,1 milyar dolara çıktı
Türk Telekom, yenilenebilir enerji ve yeşil dönüşüm yatırımlarını uluslararası sermaye piyasalarından sağladığı finansman kaynaklarıyla destekliyor.
Şirket, 2024 yılında 500 milyon dolarlık sürdürülebilir eurobond, 2025 yılında ise 600 milyon dolarlık yeşil eurobond ihracı gerçekleştirdi.
Böylece Türk Telekom’un sürdürülebilir finansman araçlarıyla gerçekleştirdiği ihraçların toplam büyüklüğü 1,1 milyar dolara ulaştı.
2005 yılından bu yana toplam 24,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştiren şirket, son beş yıldır sektörün yatırım liderliğini sürdürdüğünü belirtti.
Türk Telekom, sürdürülebilir finansman kaynaklarını uzun vadeli yatırım hedeflerini desteklemek ve çevresel sorumluluk yaklaşımını güçlendirmek amacıyla kullanıyor.
Karbon emisyonlarında yüzde 35 azalma sağlandı
Türk Telekom’un sürdürülebilirlik çalışmalarında karbon emisyonlarının azaltılması da öncelikli hedefler arasında bulunuyor.
Şirket, 2025 yılında Kapsam 1 ve 2 piyasa bazlı emisyonlarını 2020 baz yılına göre yüzde 35 azalttı.
Türk Telekom, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarını sürdürüyor.
Şirketin çevresel performansı uluslararası değerlendirmelere de yansıdı.
CDP’nin 2025 İklim Değişikliği Programı’nda üst üste ikinci kez en yüksek not olan A’yı alan Türk Telekom, ilk kez katıldığı Su Güvenliği Programı’nda ise A- notuna ulaştı.
BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde yer alan şirket, iklim ve su yönetimi performansıyla 2026 yılında CDP Türkiye’nin İklim ve Doğa Konferansı’nda ödüle layık görüldü.
5G ve yapay zekâ ile akıllı şehir projeleri geliştiriliyor
Türk Telekom, sürdürülebilirlik çalışmalarını enerji yatırımlarının ötesine taşıyarak şehirlerin ve üretim süreçlerinin dijital dönüşümüne de odaklanıyor.
Şirket; 5G, yapay zekâ, nesnelerin interneti ve veri analitiği teknolojilerini kullanarak enerji, ulaşım, çevre ve kamu hizmetlerinde kaynakların daha verimli kullanılmasına yönelik çözümler geliştiriyor.
Akıllı şehir uygulamalarıyla enerji tüketiminin daha etkin yönetilmesi ve ulaşım süreçlerinin optimize edilmesi amaçlanıyor.