ABD borsalarında işlem gören başlıca endeksler toparlanma gösterdi; S&P 500 yüzde 0,26 artışla 7.748,50 puana, Nasdaq ise yüzde 0,54 kazançla 26.588,49 puana yükseldi. Piyasa hareketleri büyük ölçüde makro veriler, şirketlerin finansal sonuçları ve Orta Doğu’daki gelişmelerin birleşik etkisiyle şekillendi.
Temmuz ayına ilişkin açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aylık bazda yüzde 0,1, yıllık bazda ise yüzde 3,4 artış gösterdi. Enerji ve gıda fiyatlarını dışlayan çekirdek TÜFE de aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,5 artışla beklentilerle uyumlu geldi. Bu veriler, Federal Rezerv’in (Fed) yakın vadede faiz artışına gitme ihtimalinin zayıfladığı, politika faizini sabit tutma olasılığının güçlendiği algısını destekledi.
Para Politikası Beklentileri ve Takip Edilecek Veriler
Analistler, istihdamdaki zayıflama sinyallerini gösteren önceki verilerin ardından gelen enflasyon verilerinin, Fed’in politika duruşunu sabit tutma beklentilerini pekiştirdiğini belirtiyor. Ancak Eylül ayındaki Fed toplantısı öncesinde açıklanacak bir diğer enflasyon göstergesinin beklentileri değiştirebileceğine dikkat çekiliyor. Yatırımcıların yakından izleyeceği bir sonraki veri ise yarın yayınlanacak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) olacak.
Yapay Zeka Talebi ve Bilanço Sezonunun Etkisi
Devam eden bilanço sezonunda şirketlerin finansal sonuçları piyasaların odağında kalmaya devam ediyor. Yapay zeka altyapısına yönelik güçlü talebi işaret eden sonuçlar, teknoloji hisselerindeki yükselişi destekledi. Öne çıkan hareketler arasında:
- CoreWeave hisseleri, ikinci çeyrek gelirinin geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık iki katına çıkmasının ardından yüzde 19,3 arttı.
- Super Micro Computer hisseleri, beklentileri aşan finansal sonuçların ardından yüzde 19,02 prim yaptı.
- Yapay zeka ile bağlantılı diğer şirketlerde de yükseliş görüldü: Nvidia yüzde 3, Micron Technology yüzde 4,9, Oracle yüzde 5,4 değer kazandı.
Jeopolitik Riskler ve Enerji Fiyatları
Orta Doğu’daki gerilimler, enerji arzı ve petrol fiyatları üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle yatırımcılar tarafından yakından izleniyor. Bölgedeki çatışmaların sürmesi enflasyon görünümünü ve dolayısıyla piyasa kırılganlığını artırabiliyor. Diplomatik girişimlerdeki belirsizlikler de risk algısının canlı kalmasına neden oluyor.
ABD ile İran arasındaki gerilimlere ilişkin olarak, ABD Başkanı Donald Trump sosyal medyada ülkesinin Hürmüz Boğazı üzerinde “tam kontrole” sahip olduğunu belirtti. İran yönetimi ise Trump’ın açıklamalarına karşılık olarak, “Şartlarımız kabul edilene kadar Boğaz yeniden açılmayacak.” şeklinde yanıt verdi. Bu tür açıklamalar, enerji çıkış yollarındaki gerilimin piyasalardaki risk iştahını etkileyebileceğine işaret ediyor.
