Borsa İstanbul’da bankacılık sektörüne yönelik satışlar, ekim ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından dikkat çekici boyuta ulaştı. Bankacılık endeksi (XBANK), 3 Kasım Salı günü saat 11.40 itibarıyla yüzde 2,33 düşüşle 14.873,06 puana geriledi. Gün içerisinde 14.773,48 puana kadar inen endekste, para politikasına ilişkin beklentiler ve bankaların kârlılık görünümü yeniden gündeme geldi.
Enflasyon beklentileri aştı, faiz indirimi beklentileri değişti
Türkiye İstatistik Kurumunun saat 10.00’da açıkladığı verilere göre tüketici fiyatları ekim ayında yüzde 2,58 arttı. Piyasadaki aylık enflasyon beklentisi yüzde 2,42 düzeyindeyken, gerçekleşmenin bu tahmini aşması faiz indirimlerinin hızına ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Eylül ayında yüzde 29,73 olan yıllık enflasyon, ekimde yüzde 29,77’ye yükseldi. Böylece yıllık enflasyonda beklenen gerileme gerçekleşmezken, aylık fiyat artışı da eylül ayındaki yüzde 1,84 seviyesinden belirgin biçimde hızlandı.
Bu tablo, bankacılık sektörü açısından önem taşıyor. Enflasyondaki katılığın devam etmesi, faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği ihtimalini gündeme getirirken, bankaların fonlama maliyetleri ve kredi büyümesine yönelik beklentileri de etkileyebiliyor.
Bankaların kârlılık beklentileri baskı altında
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 22 Ekim’deki toplantısında politika faizini yüzde 37’den yüzde 36’ya indirmişti. Ancak karar metninde faiz adımlarının büyüklüğü ve zamanlamasının enflasyon görünümüne göre belirleneceği vurgulanmış, fiyat istikrarına yönelik risklerin sürdüğüne işaret edilmişti.
Bankacılık sektörü açısından faiz indirimleri yalnızca borçlanma maliyetlerinin azalması anlamına gelmiyor. Mevduat ve kredi faizlerinin farklı hızlarda değişmesi, bankaların net faiz marjını ve dolayısıyla kârlılığını doğrudan etkileyebiliyor. Ekim enflasyonunun beklentileri aşması, bu dengedeki iyileşmenin zamanlamasına ilişkin belirsizliği artıran bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Merkez Bankasının 30 Ekim’de yayımladığı toplantı özetinde de kredi ve mevduat piyasalarındaki gelişmelere dikkat çekilmişti. Sıkı para politikasının devam edeceği yönündeki mesajlar, bankacılık hisselerinin faiz beklentilerine karşı duyarlılığını artıran unsurlar arasında bulunuyor.
Bankacılık endeksinde kritik seviyeler
Bankacılık endeksindeki kayıp yalnızca gün içi hareketle sınırlı kalmadı. Paylaşılan piyasa verilerine göre endeks, son bir haftada yüzde 2,88, son bir ayda yüzde 4,90 ve yılbaşından bu yana yüzde 10,09 geriledi. Bu performans, sektördeki satış baskısının bugünkü enflasyon açıklamasından önce de devam ettiğini gösteriyor.
Endeksin gün içerisinde gördüğü 14.773,48 puanlık en düşük seviye, kısa vadede izlenen ilk fiyat bölgesi olarak öne çıkıyor. Satışların sürmesi durumunda bu seviyenin yeniden test edilmesi, alımların güçlenmesi halinde ise 15.000 puan üzerindeki hareketin kalıcılık kazanması önem taşıyor.
Bankacılık hisselerinde bundan sonraki yönün belirlenmesinde enflasyonun izleyen aylardaki seyri, Merkez Bankasının 10 Aralık’taki faiz kararı ve bankaların üçüncü çeyrek finansal sonuçları etkili olacak. Bununla birlikte, gün içindeki satışların ne kadarının enflasyon verisinden, ne kadarının genel piyasa koşullarından kaynaklandığını kesin olarak ayrıştırmak mümkün değil.
