Gıdada yüzde 3,5’lik artış, endeksteki ağırlığı dolayısıyla aylık manşet enflasyona 0,84 puan, aylık yüzde 12,58’le en hızlı artan giyim 0,82 puan katkı yaptı.
Talepteki yavaşlamaya rağmen ekim enflasyonu, yapısal katılığın devam ettiği gıdadaki ve mevsimsel nedenle giyimdeki yüksek artışlar nedeniyle beklentilerin üzerinde geldi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) önceki aya göre yüzde 2,58 arttı. Aylık artış, Piyasa Katılımcıları Anketinde yüzde 2,11 çıkan beklentinin oldukça üzerinde. TÜFE’de ocak-ekim kümülatif artışı yüzde 27,52’ye ulaştı. Aylık oranın geçen yıl ekimdeki yüzde 2,55’in çok az da olsa üstünde gelmesi, yıllık enflasyonu eylüle göre 0,04 puan yükselterek yüzde 29,77’ye çıkardı. Böylece, 57 ay sonra bu yıl eylülde ilk kez yüzde 30’un altına inen manşet enflasyon, ekimde hafif başını yukarı çevirmekle birlikte bu sınırın altında kalmaya devam etti.
Gıda ve giyim yükseltti
TÜFE’de ekimde yaşanan aylık artışın 1,66 puanla büyük bölümü iki ana harcama grubundan. Giyim ve ayakkabı mevsimsel nedenle ekim ayında yüzde 12,58’le açık ara en yüksek artışı gösterdi. Sektörün enflasyon sepetindeki ağırlığı yüzde 7,90 olmasına rağmen, bu sert yükseliş genel enflasyona tek başına 0,82 puanlık doğrudan yukarı yönlü katkı yaptı. Bu durum, sonbahar/kış sezonu geçişindeki geleneksel yeni sezon fiyatlamalarından kaynaklandı.
Gıda ve alkolsüz içecekler grubu da devam eden yapısal katılık nedeniyle aylık yüzde 3,50 artış kaydetti. İşlenmemiş gıda ve taze meyve-sebze fiyatlarındaki arz sorunları ile mevsim geçişleri bu yükselişte etkili oldu. Sepette yüzde 24,44’le en büyük ağırlığa sahip olan gıda, genel enflasyona 0,84 puanla en fazla katkıyı yaptı. Gıda ve giyimden sonra aylık enflasyona en büyük katkılar konut ve ulaştırmadan geldi. Konut aylık yüzde 2,84 artışla genel endekse 0,34 puan, ulaştırma grubu ise aylık yüzde 2,02 artışla 0,36 puan ilave etti. Diğer 9 grubun toplam aylık enflasyona toplam etkisi ise sadece 0,21 puanla sınırlı kaldı. Buna göre ekimdeki fiyat artışları genele yayılmaktan çok gıda, giyim, ulaştırma ve konut gibi majör kalemler kaynaklı.
Yıllıkta da gıda, ulaştırma, konut
Yıllık bazda da sepet ağırlığı yüksek üç majör kalem ile hizmet sektöründeki yapısal katılık enflasyonda ana sürükleyici rolü oynadı. Kronikleşen yapısal sorunların gölgesinde yıllık yüzde 27,73 artış gösteren gıda, sepetteki yüksek ağırlığı nedeniyle manşet enflasyona tek başına 6,81 puanlık katkı yaptı. Akaryakıt ve taşımacılık maliyetlerindeki birikimli yüklerin etkisiyle yıllık yüzde 36,39 yükselen ulaştırma, genel enflasyona 6,10 puanlık doğrudan bir yük bindirdi. Kira ve enerji fiyatlarındaki katılıkla yıllık yüzde 40,24’lük sert bir patika izleyen konut grubu, manşet enflasyona 4,71 puan ekledi. Geçmişe endeksleme davranışının en net görüldüğü bu hizmet sektörü kalemi olarak lokanta ve oteller grubu da yıllık yüzde 28,42’lik artışıyla genel endeksi 3,08 puan besledi. Yıllık bazda yüzde 48,86 ile oran olarak zirveye oturan eğitim hizmetleri ise, sepetteki payının görece düşük olması sebebiyle genel manşete ancak 1,0 puanlık bir katkı yapabildi. Bu verilere göre, harcama sepetinin neredeyse üçte ikisini oluşturan zorunlu kalemler, dezenflasyon sürecinin önündeki en büyük takoz olmayı sürdürüyor.
Konut ve işyeri kira sözleşmelerinde artış üst sınırı olarak baz alınan 12 aylık ortalamalara göre yıllık TÜFE artışı, sınırlı bir düşüşle yüzde 31,23 düzeyinde oluştu. Geçen yılın ekim ayında (kasım kiraları için geçerli) oran yüzde 37,15 düzeyinde bulunuyordu. Bu yıl eylül ayında (ekim kiraları için geçerli) 12 aylık TÜFE artış oranı yüzde 31,49’a gerilemişti. Kira artış tavanı önceki aya göre 0,03 puan, bir yıl önceye göre ise 5,9 puan düşmüş oldu. Yıllık manşet enflasyonla 12 aylık ortalamalara göre yıllık TÜFE enflasyonu arasında geçen yıl ekim ayında 4,5 puan olan makas da bu yıl aynı tarih itibarıyla 1,5 puana geriledi. Bu seyir, kira artışlarında matematiksel olarak sınırlı bir gevşemeye işaret etse de barınma maliyetlerinin hane halkı harcama sepetindeki ağırlığı ve genel cüzdan enflasyonu dikkate alındığında, piyasadaki kira baskısının devam ettiğini gösteriyor.
Maliyet yönlü baskı hafifledi
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise ekimde yüzde 1,65 ile TÜFE’ye göre daha düşük artış kaydetti. Yİ-ÜFE’de ilk on aydaki artış yüzde 27,41, yıllık bazdaki yüzde 27,41, on iki aylık ortalamalara göre artış da yüzde 27,83 oldu. Yİ-ÜFE’de artışın TÜFE’dekinin altında kalması, ekonomide maliyet kaynaklı baskıların yerini yapısal hizmet katılığına bıraktığını gösteriyor. Yıllık ve 12 aylık ortalamaya göre makas da döviz kurundaki yatay seyir ve küresel emtia dengelenmesiyle sanayicinin sırtındaki hammadde ve enerji yükünün hafiflediğine işaret. Üretici maliyeti yüzde 27,41 artarken tüketici enflasyonunun yüzde 29,77’ye demirlenmesi, çarşı-pazardaki pahalılığın üretimden değil; eğitim, sağlık, kira ve lokanta gibi hizmet sektöründeki geriye doğru endeksleme alışkanlığından kaynaklandığını gösteriyor. Buna göre ekonomi yönetimi kur ve maliyet kanadını dizginlemeyi başarsa da hizmet sektöründeki yapısal yapışkanlık dezenflasyon sürecinin önündeki en büyük bariyer olmayı sürdürüyor.
Memur ve emekliye düşük zam
Ekim enflasyon verileriyle birlikte, milyonlarca memur ve emeklinin ocakta alacağı zammın dört aylık kısmı da netleşti. Temmuz-ekim dönemine ait kümülatif TÜFE artışı yüzde 8,29. Doğrudan 6 aylık enflasyon oranı kadar zam alan SSK ve BAĞ-KUR emeklileri, ekim sonu itibarıyla bu oranda bir artışı şimdiden garantiledi. Kasım ve aralık verileriyle bu oranın üzerine yeni puanlar eklenecek. Kamu çalışanları ve memur emeklilerinde ise temmuzdaki yüzde 7’lik ikinci yarı toplu sözleşme zammı aşıldı ve yüzde 1,21 oranında bir enflasyon farkı doğdu. Bu bakiye farka, ocak dönemi için imza altına alınan yüzde 5’lik toplu sözleşme zammı da eklenince, bu kesimin ekim sonu itibarıyla hak ettiği toplam ocak zammı şimdiden yüzde 6,27. Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketinde kasım için yüzde 1,18, aralık için yüzde 0,97 aylık enflasyon tahminlerinin tutması durumunda; temmuz-aralık dönemi artışı olan yüzde 10,63 SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin ocak zammını belirleyecek. Memur ve emeklileri ise yüzde 3,39 enflasyon farkı ve yüzde 5’lik sözleşme zammı ile toplam yüzde 8,56 zam alacak.
Vergi, ceza ve harçlar yüzde 27,83 artacak
TÜİK’in ekim ayı yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) verileriyle birlikte, 2027 yılında uygulanacak yeniden değerleme oranı da yüzde 27,83 olarak netleşti. Buna göre kamu finansmanının ana çarklarından biri olan vergi, harç ve cezalar Orta Vadeli Program’daki (OVP) yüzde 21’lik iddialı enflasyon hedefinin çok üzerinde artacak. Bu da dezenflasyon sürecine rağmen, geçmiş enflasyon tortularının kamu yüklerini yukarı çekmeye devam edeceğini gösteriyor. Cumhurbaşkanı’nın bazı vergi ve harçlarda indirim hakkı olsa da mevcut bütçe dengeleri gözetildiğinde oranların aynen yansıtılması olası. Yeniden değerleme oranına göre halen 54 bin 258 lira olan yurt dışı telefon kayıt (IMEI) harcı, 69 bin 358 liraya, yakın zamanda revize edilen yurt dışı çıkış harcı 1.598 liraya çıkacak. Defter bedeli dahil olmak üzere 6 aya kadar olan pasaport harcı 5 bin 3145 liraya, 1 yıllık harç 6 bin 972 liraya ve uzun dönemli 3 yıllık harç 13 bin 891 liraya yükselecek. A sınıfı sürücü belgesi harcı 2 bin 863, en yaygın kullanılan B sınıfı ehliyet harcı ise 8 bin 634 lira olacak. Trafik cezaları cephesinde ise Cumhurbaşkanı’nın yasal bir indirim yetkisi bulunmadığı için yeni cezalar doğrudan yürürlüğe girecek. Kırmızı ışık ihlali ve seyir halinde cep telefonuyla konuşmanın bedeli 5 bin liradan 6 bin 391 liraya çıkarken, emniyet kemeri takmamanın cezası 3 bin 196 lira olacak. Alkollü şekilde direksiyon başına geçilmesi durumunda kesilecek ilk seferlik ceza ise 32 bin 196 liraya yükselecek. Nihai tarifeler aralık ayında yayımlanacak tebliğlerle kesinleşecek.
