Haftanın son işlem gününde küresel piyasalarda üç ana risk aynı anda fiyatlanıyor: yükselen ABD tahvil faizleri, güçlenen dolar ve yüksek enerji maliyetleri. Bu üçlü etki, Asya seanslarında satışlara yol açarken, yatırımcıların risk algısını yeniden şekillendiriyor.
ABD 10 yıllık tahvil faizi kısa sürede 2002’den beri en yüksek seviyelere çıkarak piyasaların dikkatini çekti. Faizlerdeki bu hızlı yükseliş, uzun vadeli borçlanma maliyetlerini artırma endişesiyle yatırımcıların daha yüksek getiri talep etmesine neden oluyor.
ABD tahvil faizleri ve dolar baskısı
ABD tahvil faizlerinin yükselmesi, doların küresel para birimleri karşısında değer kazanmasına yol açıyor. Euro karşısında dolar yaklaşık 17 ayın zirvesine tırmanırken, yüksek faizler gelişmekte olan ülke paraları ve dış finansmana bağımlı ekonomiler için ek baskı oluşturuyor. Güçlü dolar, ithalat maliyetlerini özellikle enerji ithalatçısı ülkelerde artırıyor.
Avrupa’da Fransa kaynaklı riskler
Avrupa’da Fransa ile Almanya arasındaki 10 yıllık tahvil faizi farkı 140 baz puanın üzerine çıkarak 2012 borç krizinden bu yana en geniş seviyeyi gördü. Fransa’nın artan borç yükü ve bütçe açığı, bölge tahvil piyasalarında tedirginliğe yol açarken euro da değer kaybetti. Bu durum Avrupa hisse senetleri ve borçlanma maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor.
Enerji piyasasından gelen üçüncü baskı
Brent petrolün varil fiyatı 100 doların üzerinde kalmaya devam ediyor; ABD tipi ham petrol de yüksek seviyelerde seyrediyor. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ve arz endişeleri ile Çin’den gelen ihracat kısıtları, petrol fiyatlarını yukarı taşıyan başlıca unsurlar. Petrolün kalıcı olarak 100 doların üzerinde olması, merkez bankalarının enflasyonla mücadele etmesini daha güç hale getirebilir.
Piyasaların tepkileri ve vadeli kontratlar
Asya borsaları bu üçlü şoktan etkilenerek MSCI Asya-Pasifik endeksinde ve Japonya’nın Nikkei’sinde düşüşlere sahne oldu. ABD vadelileri ise istihdam verisi öncesinde sınırlı yükseliş gösterirken Avrupa vadeli piyasaları daha temkinli bir görünüm sergiliyor. Bu ayrışma, ABD’de faizlerin bir miktar geri çekilmesinin hisse senetlerine sınırlı destek sağladığını; Avrupa’da ise risklerin devam ettiğini işaret ediyor.
Güncel katalizör: ABD istihdam verisi
Günün en önemli veri akışı olarak ABD istihdam raporu öne çıkıyor. Güçlü bir istihdam verisi tahvil faizlerini ve doları yukarı itebilir; zayıf bir veri ise faiz baskısını azaltarak piyasalara rahatlama sağlayabilir. Bu veri, dolar, altın, petrol ve gelişmekte olan ülke piyasaları için kısa vadede belirleyici olacaktır.
Türkiye’ye yansımalar
Türkiye açısından petrol, dolar ve ABD tahvil faizlerindeki eşzamanlı yükseliş üç kanaldan etki ediyor: artan enerji maliyeti, sıkılaşan dış finansman koşulları ve gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye çıkışı riski. Bu nedenle aynı anda yüksek kalan üç risk unsuru, Borsa İstanbul, döviz piyasası ve altın fiyatlamaları üzerinde baskı oluşturuyor.
