ABD’de hisse senedi piyasasının işleyişini değiştirebilecek yeni bir finansal ürün, büyük kuruluşlarla düzenleyici kurumları karşı karşıya getirdi. ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC), bireysel şirket hisselerine bağlı ve belirli bir vade sonunda sona ermeyen vadeli işlem sözleşmelerinin düzenlemelerde öngörülen şartları karşılayan piyasalarda işlem görmesinin önünü açtı. Ancak bu karar, Wall Street’in önemli kuruluşlarının desteklediği bir hukuk mücadelesini beraberinde getirdi.
Borsa işletmecisi Cboe Global Markets ve piyasa yapıcı Citadel Securities’in de aralarında bulunduğu Capital Markets Alliance, 3 Kasım’da New York federal mahkemesinde dava açtı. Dava, yeni sözleşmelerin mevcut düzenlemelere aykırı biçimde onaylandığı ve yatırımcıları koruyan denetim mekanizmalarının zayıflatılabileceği iddiasına dayanıyor.
Vadesi olmayan işlemlerde kaldıraç riski
Tartışmanın merkezindeki ürünler, geleneksel vadeli işlem sözleşmelerinden farklı olarak belirli bir sona erme tarihi taşımıyor. Yatırımcılar bu sözleşmeler aracılığıyla bir hisse senedinin fiyat hareketine bağlı pozisyon alabiliyor. Dayanak hisse senedinin doğrudan satın alınması gerekmiyor.
Kripto para piyasalarında yaygınlaşan bu işlem türü, kaldıraç kullanılarak daha küçük bir teminatla büyük pozisyonlar açılmasına imkân verebiliyor. Bu özellik olası kazançları artırabildiği gibi fiyatların ters yönde hareket etmesi durumunda kayıpları da büyütebiliyor. Sözleşmelerin belirli bir vadesinin bulunmaması, pozisyonların süresiz olarak maliyetsiz biçimde korunabileceği anlamına da gelmiyor.
CFTC Başkanı Michael S. Selig, 3 Kasım’da yaptığı açıklamada, yeni ürünlerin ABD’deki düzenlenmiş piyasalarda işlem görmesinin yatırımcılara alternatif bir risk yönetimi aracı sunacağını savundu. Kurum, bu işlemlerin yurt dışındaki denetimi daha sınırlı platformlar yerine ABD’nin düzenleyici çerçevesi içinde yapılmasını hedefliyor.
Wall Street’in devleri neden karşı çıkıyor?
Capital Markets Alliance’ın itirazı, ürünlerin yalnızca taşıdığı finansal riskle sınırlı değil. Grup, söz konusu sözleşmelerin hukuken vadeli işlem değil, menkul kıymete dayalı takas sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu sınıflandırma, işlemlerin hangi kurumun yetki alanına gireceği açısından belirleyici önem taşıyor.
Davacı kuruluş, bu ürünlerin ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonunun (SEC) yetki alanında bulunduğunu ileri sürüyor. CFTC ise sözleşmelerin menkul kıymet vadeli işlemleri kapsamında değerlendirildiğini ve her iki kurumun ilgili düzenlemelerine tabi olduğunu belirtiyor. Böylece anlaşmazlık, yeni bir finansal ürünün hangi kurallarla piyasaya sunulabileceği sorusuna dönüşmüş durumda.
Cboe CEO’su Craig Donohue, şirketin yeni rakiplere ve finansal yeniliklere karşı olmadığını ancak hisse senedi piyasalarında yatırımcı korumasının mevcut yasal çerçeve içinde sürdürülmesi gerektiğini savundu. Cboe, itirazının ticari rekabetten değil, yeni sözleşmelerin tabi olacağı düzenlemelere ilişkin kaygılardan kaynaklandığını belirtiyor.
Dava kapsamında yeni ürünlere verilen onayların iptal edilmesi ve hukuki süreç devam ederken uygulanmalarının durdurulması talep ediliyor. Mahkemenin bu talepleri nasıl değerlendireceği, hem yeni işlem platformlarının piyasaya girişini hem de geleneksel borsa işletmecilerinin rekabet koşullarını etkileyebilecek.
Düzenleme, ABD hisse senetlerine bağlı yeni yatırım ürünlerinin geliştirilmesi açısından önemli bir adım olarak görülse de hukuki belirsizlik sürüyor. Bundan sonraki aşamada mahkemenin vereceği karar ve iki düzenleyici kurumun izleyeceği yol, sözleşmelerin hangi koşullarda işlem görebileceğinin belirlenmesinde etkili olacak.
