Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nun yoğun gündemi arasında New York’taki BM merkezinde konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’nin S-400’leri üçüncü ülkeye devretme olasılığı ve Avrupa ile artan gerilim hakkında dikkat çeken açıklamalar yaptı.
Lavrov, Ankara ile diplomatik kanalların açık olduğunu ve Rusya’nın her teklife açık olabileceğini söylerken, bunun net koşullara bağlandığını vurguladı. Rus bakanın sözleri, yalnızca bir satışın teknik boyutunu değil aynı zamanda bölgesel güvenlik endişelerini de gözler önüne serdi.
Kimin Eliyle Gidecek? S-400’ler İçin Güvence Talebi
Lavrov, S-400 sistemlerinin başka bir ülkeye aktarımı halinde Moskova’nın resmi onayının kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Buna göre; sistemleri alacak ülkenin sorumlu davranması ve Rusya Federasyonu ile dostane ilişkiler içinde olması gerekecek. Lavrov, geçmişte silahların borç veya satın alma ilişkileriyle farklı aktörlere ulaştığı örneklere atıf yaparak şu endişeyi dile getirdi:
“Sistemlerin gönderileceği ülkenin sorumlu hareket etmesi ve Rusya Federasyonu ile dostane ilişkilere sahip olması gerekiyor. Böylece bu sistemlerin o ülkeden başka bir yere gönderilmeyeceğinden emin olabiliriz.”
Bu sözler, Moskova’nın özellikle Ukrayna üzerinden olası bir yeniden yönlendirmeye karşı çekingen ve teminat arayışında olduğuna işaret ediyor.
Avrupa’ya Sert Eleştiri: “Savaş İstiyoruz” İddialarını Reddetti
Ukrayna krizi ve Avrupa ile artan tansiyonla ilgili değerlendirmesinde Lavrov, Rusya’nın Avrupa ile resmî bir savaş niyetinde olmadığını belirtti ve bu tür iddiaları “saçma” olarak nitelendirdi. Ancak Avrupalı liderlerin 2030’a kadar savaşa hazırlıklı olun çağrılarına tepki gösterdi ve şu uyarıyı yaptı:
Avrupa’nın devasa bütçeleri silahlanmaya yönlendirmesi, kendi kendini gerçekleştiren bir kehanete dönüşebilir. Bu yaklaşımın bölgesel istikrarı zedeleyebileceğini savundu.
Lavrov’un açıklamaları, diplomasi ve güvenlik dengelerinin nasıl hassas bir çizgide yürüdüğünü bir kez daha ortaya koydu; S-400’lerle ilgili olası transfer senaryoları, yalnızca teknik değil aynı zamanda jeopolitik sonuçlar barındırıyor.
