İsrail ile ABD’nin İran’a yönelik hareketleri ve Rusya-Ukrayna savaşı, küresel petrol ile rafineri ürünleri tedarik zincirinde kesintilere yol açtı. Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye sorunları, Basra Körfezi’ndeki rafineri hasarları ve Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırılar, özellikle dizel tedarikini olumsuz etkiledi.
Bu gelişmeler sonucunda dünya genelinde dizel stokları hızla azaldı ve fiyatlar sert biçimde yükseldi. Avrupa, işleme kapasitesi sınırlı olduğu ve ithalata bağımlı kaldığı için en fazla etkilenen bölge oldu.
Avrupa’yı Sert Vuran Dizel Kıtlığı
Avrupa’daki dizel stokları mart ayından itibaren yaklaşık %30 azaldı; bunun yanı sıra 18 Haziran’dan beri dizel fiyatları neredeyse %40 arttı. ABD ve Asya’daki rafineriler yüksek üretim yapsa da önceliği kendi iç pazarlarına verdikleri için Avrupa’ya yeterli ürün akışı sağlanamıyor. Bu da kıtlığın derinleşmesine neden oluyor.
Doğalgaz Depolarında Alarm
Gazprom yetkilileri, Avrupa yer altı depolarına gaz enjeksiyonunun giderek zorlaştığını ve depolardaki miktarın azalmasının soğuk dönem için ciddi risk oluşturduğunu belirtiyor. Açıklamada, 6 Ağustos verilerine göre depolardaki gazın önceki yılların aynı döneminin de altına inerek rekor düşük seviyeye indiği vurgulandı.
Gaz arzındaki belirsizlik, yaptırımlar ve enerji güzergahlarındaki değişikliklerle birleşince Avrupa’ya yapılan doğalgaz ihracatında belirgin düşüşler yaşandı. Bu durum, kış aylarında tüketicilerin güvenilir enerji temini açısından endişe yaratıyor.
Ne Beklenmeli?
Küresel enerji akışındaki riskler devam ettiği sürece dizel ve doğalgaz piyasalarında dalgalanma bekleniyor. Avrupa’nın kısa vadede stoklarını artırması ve alternatif tedarik yolları geliştirmesi gerekecek; aksi halde soğuk aylarda arz kesintileri ve fiyat şokları yaşanabilir.
