Fındık sektörü, Rekabet Kurumu’nun sıkı takibinde

findik-sektoru-rekabet-kurumunun-siki-takibinde-v8ZlGYcb.jpg

Fındık piyasasına yöne­lik yürüttükleri çalışma­ları değerlendiren Reka­bet Kurumu Başkanı Birol Küle, fındığın Türkiye’nin iç ve dış ti­careti için stratejik bir değer ol­duğuna işaret etti. Küle, Türki­ye’nin dünya fındık üretiminin yüzde 70’ini karşıladığına dikka­ti çekerek “Başta Ordu, Giresun, Trabzon ve Düzce olmak üzere Karadeniz’in sarp yamaçlarında, yağmurda çamurda bin bir güç­lükle bahçesine bakan 400 bin civarında ailemiz geçimini doğ­rudan bu üründen sağlıyor. Fın­dık, o ailelerimizin evindeki ek­mek, çocuklarının okul harçlığı ve bir yıllık umudu demektir. Do­layısıyla fındık, ekonomik boyu­tunun ötesinde sosyal ve insani boyutuyla da bizim kırmızı çizgi­mizdir” diye konuştu.

6 büyük teşebbüs soruşturma altında

Bu yıl fındık sezonunun başla­masıyla, piyasada fiyatların ser­best ve adil şekilde oluşup oluş­madığını denetlemek üzere ey­lülde sektör genelinde bir ön araştırma başlattıklarını anlatan Küle, “Karadeniz’in batısından doğusuna kadar bölgede faaliyet gösteren başlıca teşebbüslerde kapsamlı yerinde incelemeler gerçekleştirdik. Elde ettiğimiz bilgi ve belgeler neticesinde, fın­dık alım-satım pazarının önde gelen 6 büyük teşebbüsü hakkın­da ciddi rekabet ihlali şüphesiy­le 22 Ekim’de soruşturma açtık” diye konuştu. Küle, bu soruştur­mayla, doğrudan üreticinin ce­bini ve refahını ilgilendiren iki temel şüphenin üzerine gittik­lerini belirterek, şu değerlen­dirmelerde bulundu: “Soruştur­mada, şu sorulara net cevaplar arıyoruz. Birincisi, ‘Pazarın en büyük alıcısı ile sahadaki yerel ve orta ölçekli alıcılar arasında fiyatları düşürmeye yönelik bir bağlantı var mı?’ Yani yerel alı­cılar, büyük alıcının kontrolü ve yönlendirmesiyle fiyatları bas­kılayıp üreticiyi ucuza satış yap­maya mı zorluyor? İkincisi, ‘Pa­zarda birbiriyle rekabet etmesi gereken alıcılar, el altından an­laşarak ortak fiyat mı belirliyor?’ Yani çiftçimiz ürününü satmak için hangi kapıya giderse gitsin, önceden kararlaştırılmış aynı düşük fiyatla karşılaşıp çaresiz mi bırakılıyor? Açtığımız bu so­ruşturmadan temel beklentimiz, fındık fiyatlarının masa başında­ki anlaşmalarla değil, piyasanın kendi doğal akışı içinde, adil ve serbest rekabet ortamında oluş­masını sağlamaktır.”

Firmaların taahhütlerinin takibine Ferrero örneği

Küle, üreticinin mağdur edil­memesi adına attıkları en kritik adımlardan birinin, fındık alım pazarında en büyük alıcı konu­munda bulunan Ferrero’nun bu gücünü kötüye kullandığı iddi­aları üzerine 2023-2024 yılla­rında yürüttükleri soruşturma olduğunu belirtti. Soruşturma sürecinde, pazarda hakim du­rumda bulunduğu değerlendi­rilen Ferrero bir taahhüt baş­vurusunda bulunduğunu hatır­latan Küle, 2024, 2025 ve 2026 yıllarını kapsayan fındık alım sezonları için sunulan ilgili ta­ahhütlerin kabul edilerek, Fer­rero bakımından bağlayıcı ha­le getirildiğini anımsattı. Kül, Ferrero’nun tüm adımlarını ve taahhütlere uyup uymadığı­nı anbean izlediklerini kayde­derek, “Ferrero’nun taahhütle­re uymadığını veya taahhütleri dolanmaya çalışarak çiftçimi­zi mağdur ettiğini tespit etme­miz durumunda, şirkete çok ağır idari para cezası verilmesi gün­deme gelecektir” dedi. Küle, te­darik zincirinin tüm aşamaları­nı bölgesel ve yerel ölçekte de­ğerlendirdiklerine işaret ederek “Çiftçimizin aleyhine gelişen rekabet sorunlarına karşı anın­da resen incelemeler başlattık” ifadesini kullandı.

“Rekabeti ihlal eden karşısında bizi bulacak”

Küle, şu ifadeleri kullandı: “Alım yaptıkları fındığın fiyatlarını suni şekilde düşürmek isteyen, ürünü daha ucuza satın almayı hedefleyen ve bunun için rekabeti ihlal etmeyi göze alan kim varsa karşısında bizi bulacaktır. Açtığımız soruşturmayı bu kararlı iradeyle yürüteceğiz. Açıkça söylüyorum, incelemelerimiz sürecinde çiftçimizi mağdur eden, rekabeti ihlal eden ilave teşebbüsler tespit etmemiz durumunda onları da tereddütsüz soruşturmaya dâhil edeceğiz.”

Mobil sürümden çık