Geçen hafta, bir fonun ödemelerini gerçekleştirememesiyle başlayan olaylar piyasalarda ciddi bir panik yarattı. Yetkililerin aldığı likidite tedbirleri sayesinde yangın kontrol altına alınabildi; ancak 7 şirkete bağlı 131 fon için tasfiye kararı verildi.
Bu fonlarda 500 bini aşkın yatırımcının yaklaşık 900 milyar lira değeri kilitlenmiş durumda. Tasfiye sürecini yürütmek üzere Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirildi.
PARALARIN NE KADARI ÖDENEBİLECEK?
Ekonomist Erdal Sağlam, süreçte yatırımcıların paralarının ne kadarını geri alabileceklerinin, hisse senedi piyasasında oluşan maddi ve moral zararın ne ölçüde telafi edilebileceğinin zamanla ortaya çıkacağını belirtti. Özellikle Katılımevim ve Birevim gibi şirketlerdeki zararların netleşmesinin önemli olduğunu vurguladı; çünkü bu firmaların Emlak Yatırım gibi kamuya ait bir yapıya devredileceği konuşuluyor. Dolayısıyla kamunun üzerine düşecek yükün büyüklüğü netleşmeden kesin bir tablo çizilemeyeceği ifade edildi.
KİM BU 12 KİŞİ?
Sürecin tartışmalı noktalarından biri, TEFAS’a açılmadan önce sadece 12 kişinin elinde bulunan bir serbest fonun bir yıl içinde %10.000 gibi açıklanması zor bir değer artışı göstermesi. Sağlam, yüksek enflasyon ortamında gelirini korumak isteyen geniş kitlelerin bu olağanüstü artışla çekildiğini, fakat fonu eleştiren uzmanlara yönelik karalama kampanyalarının yürütüldüğünü söyledi.
Sağlam, bu fon üzerinden büyük kazanç sağlayan 12 kişinin önemli olduğunu ve bu kişilerin iktidara yakın olduklarına dair iddialar bulunduğunu belirtti. Ayrıca bu fondan kaynaklanan yaklaşık 250–300 milyar liralık yoğunluğun, genel 900 milyarlık fon büyüklüğü içinde önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
Sağlam’ın eleştirileri arasında, yandaş medyanın fon sahipleriyle samimi görüntüler vermesi ve eleştiren seslerin susturulması da yer aldı. Buna göre bazı akademisyenlerin ve çevrelerin sürekli kazanan tarafla yakın ilişkide olduğu öne sürülüyor; ancak bu iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiği vurgulanıyor.
