Savaşın yol açtığı küresel baskılar enerji ve gıda fiyatlarını yükseltirken, Türkiye’de zaten süregelen ekonomik sorunlar enflasyonun daha sert hissedilmesine neden oldu. Bu durum en çok dar gelirli hanelerin sofrasında kısıntıya gitmesine yol açıyor.
Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz’a göre, reel olarak bakıldığında 100 liralık gıda harcaması bugünün koşullarında 81 liraya denk geliyor. Konut harcamalarındaki yüzde 40’ı aşan artış, hanelerde bir öğünün eksilmesi veya her öğünden daha az porsiyon tüketilmesi şeklinde somutlaşıyor.
Geçim Maliyetlerinin Dağılımında Değişim
Yılmaz, son bir yılda gıda fiyatlarının beklentilerin aksine ortalama enflasyonun üstünde, yaklaşık yüzde 37.8 oranında arttığını vurguluyor. Gelirler bu hızla artmadığı için özellikle düşük gelirli ailelerde gıda harcamaları üzerinde ek baskı oluşuyor.
Verilere göre en yoksul kesimin harcamalarında gıdanın payı 2022’de yüzde 36 civarındayken 2025’te yaklaşık yüzde 28 düzeyine geriledi. Aynı dönemde konut harcamalarının payı ise yüzde 29’dan yüzde 38’e çıktı. Yılmaz, 2026’da bu eğilimin devam edeceğini ve düşük gelir artışlarıyla birlikte gıda aleyhine daha fazla kayma yaşanacağını belirtiyor.
Sosyal Yardımlar ve Bütçe Kısıntıları
Hazine’nin ödeneklerde yaptığı kısıntılar arasında yoksullara yönelik harcamalar öne çıkıyor. Yılmaz, sosyal yardım harcamalarının bütçe içindeki payının 2026 yılında yüzde 2.71 ile en düşük seviyeye indiğini söylüyor. Bu durum, enflasyonun özellikle yoksulları ve çocukları daha sert vurmasına yol açıyor.
Gelirler Eriyor, Vergi Baskısı Artıyor
Ortalama enflasyonun yüzde 20’ler yerine yüzde 30’lar düzeyine çıkması, vergi dilimlerinin enflasyona göre ayarlanmaması halinde çalışanların daha hızlı üst vergi dilimlerine girmesine sebep oluyor. Bu durum, net gelirlerde düşüş anlamına geliyor.
Yılmaz, enflasyondaki yaklaşık 5 puanlık artışın en düşük ücretlerde 1500 lira, ortalama ücretlerde ise 2.300 lira civarında reel bir azalmaya yol açtığını ifade ediyor. Sonuç olarak savaş, çalışanların ve emeklilerin maaşlarında önemli bir erimeye neden oldu.
Özetle, artan enerji ve gıda maliyetleri, konut giderlerindeki yükseliş ve bütçe kısıntıları birleşince hanelerin yaşam standardı zorluklarla karşılaşıyor; dar gelirliler ise en kritik şekilde etkileniyor.
