Turizmde destek ayrımının yarattığı kriz

turizmde-destek-ayriminin-yarattigi-kriz-B3BdOXG3.jpg

Hükümet, turizm sektöründeki işten çıkarmaları önlemek amacıyla konaklama tesislerine çalışan başına aylık 3.500 TL’ye kadar SGK primi desteği veren bir düzenleme getirdi. Destek Mayıs-Aralık 2026 dönemini kapsayacak şekilde açıklandı; ancak uygulama koşulları yayımlandığında birçok tesisin kapsama alınmadığı görüldü.

Yapılan son düzenlemeyle maliyetin azaltılması hedeflenirken, uygulama kapsamındaki kriterler nedeniyle binlerce küçük işletme dışarıda bırakıldı. Ülke genelinde 21.420 konaklama işletmesi bulunuyor; bunların yaklaşık %36’sı Turizm İşletmesi Belgesi’ne, %64’ü ise Basit Konaklama Turizm İşletmesi Belgesi’ne sahip.

Belge farkı yüzünden mağduriyet

Kanunda yapılan ayrım sonucu, basit konaklama belgeli işletmeler destek kapsamına dahil edilmedi. Bu durumda yaklaşık 7.700 tesis destek alırken, 14 bine yakın işletme destek dışı kaldı. Sektör temsilcileri, iki belge arasındaki pratik farkın yok denecek kadar az olduğunu söylerken, özellikle Anadolu’daki butik oteller, aile işletmeleri ve pansiyonların bu ayrımdan olumsuz etkileneceğini vurguluyor.

Örneğin aynı sokakta bulunan iki komşu otelden biri Turizm İşletmesi Belgesi’ne sahipken diğeri basit belgeyle çalışıyorsa, ikisinde de 50’şer çalışan olsa bile birinin alacağı destek 1,4 milyon TL’ye ulaşırken diğerine tek kuruş ödenmeyecek. Bu durumun binlerce çalışanın işsiz kalma riskini artıracağı ifade ediliyor.

Hesaplanan maliyet ve başvuru süreci

Düzenlemeye göre Mayıs-Aralık 2026 döneminde belge sahibi konaklama tesislerine iş yerinde çalışan her bir işçi için günlük 116,67 TL, aylık 3.500 TL prim desteği sağlanacak. Resmi analizler, 8 aylık sürede 1.733.147 işçi üzerinden yaklaşık 5.360.000.000 TL tutarında destek ödeneceğini gösteriyor.

Ancak uygulamadan yararlanmak için başvuru yapılması gerekiyor ve sektör temsilcileri, başvuran birçok işletmenin başvuru şartları veya belge kriterleri nedeniyle desteğe erişemeyeceğini belirtiyor. Bu nedenle destek paketinin hedeflenen etkiyi sınırlı şekilde gerçekleştirebileceği kaydediliyor.

Sonuç olarak, maddi yükü azaltma hedefiyle yapılan sınırlama, geniş bir kesimi dışarda bırakırken özellikle küçük ve aile işletmelerinin ekonomik açıdan daha savunmasız kalmasına yol açabilir.

Exit mobile version