Akbank Sanat’ın yeni etkinlik serisi yarın başlayınca, sinemanın gizli köşeleri ve bakmaktan kaçındığımız hikâyeler güneş gözlüğü takacak gibi açığa çıkıyor. İzlenecek işler, sadece görüntüden ibaret değil; imgelerin arkasındaki sessiz çatlakları mercek altına alacak bir sohbet dizisiyle yan yana geliyor.
Dr. Cahide Ezgi Yıldız ile yazar-yayıncı Ezgi Emel’in yönlendirmesinde gerçekleşecek buluşmalarda psikanaliz, felsefe ve sosyoloji, filmlerin ruhuna küçük ama keskin el fenerleri tutacak. İzlediğiniz sahneler, artık yalnızca görsel uygunluk değil; saklı anlamlar, bastırılmış arzular ve toplumsal gerilimlerle yeniden okunacak.
Programın Karanlık ve Komik Köşesi
Köpek Dişi (Dogtooth, 2009) yarın akşam 20.30’da gösterilecek. Yorgos Lanthimos’un soğuk mizahıyla örülü bu film, izleyiciyi tekinsiz bir aile evine davet ediyor: dışarıya kapalı bir yaşam, etrafı çitle çevrili bir dünya ve “gerçeklik”e dair garip tanımlamalar. Ebeveynlerin mutlak denetimi, üç ergenin ev içi eğitimi ve yalnızca babanın dışarıyla temas kurması, filme absürt ama rahatsız edici bir ritim veriyor. Filmin en tuhaf kuralı mı? Gençlerin özgürlüğe ulaşmasının tek yolu, yani dışarı çıkabilmeleri, “köpek dişlerinin” düşmesi… Garip ama bir o kadar kafayı kuma gömmeyecek türden.
Sessiz Dehşetin Gündüz Livesi
İlgi Alanı (The Zone of Interest, 2023) 14 Ağustos 20.30’da gösterilecek. Jonathan Glazer’ın filmi, Auschwitz’in duvarlarının hemen yanı başında sıradan bir konfor alanında yaşanan günlük hayatın kayıtsızlığını sergiliyor. Dehşeti doğrudan göstermemekle birlikte, olağanüstü bir ses tasarımı ve sabit kamera seçimiyle gerilimi örüyor; duvarın ardındaki endüstriyel ölüm ile salonun steril yaşamı arasındaki keskin zıtlığı gözler önüne seriyor. Bu film, kötülüğe sıradanlık kazandırmanın ne kadar sinsi olduğunu fısıldarcasına anlatıyor.
Adres ve Diğer Lezzetli Ayrıntılar
Etkinlikler, Beyoğlu Galata’daki çok amaçlı yaşam merkezi Postane İstanbul’da gerçekleşecek. Programda ayrıca Joachim Trier’ın Oslo, 31 Ağustos (Oslo, August 31st, 2011) filmi de bulunuyor. Her gösterim sonrası düzenlenecek söyleşilerde katılımcılarla birlikte filmlerin insan ruhu, toplumsal bakış ve unutulmuş hikâyelerle ilgili açtığı sorular üzerine konuşulacak — hem ciddi, hem meraklı, hem de biraz mizahi bir dille.
Not: Gösterimler akşam 20.30’da başlıyor; sinemanın karanlığına adım atmadan önce kafanızda birkaç soru olsun, çünkü konuşmak için bol bol malzeme olacak!
