Felç anında bu test hayat kurtarıyor

felc-aninda-bu-test-hayat-kurtariyor-OHfx3Rzx.jpg

Halk arasında felç olarak bilinen inme, beynin bir bölgesine giden kan akışının kesilmesi olarak tanımlanıyor. Saniyeler içinde gelişiyor ve kalıcı hasarlara yol açabiliyor. Dolayısıyla belirtiler başladığında müdahalede dakikalar bile önemli oluyor.

Bu yüzden işaretlerini tanımak çok önemli. Felçten şüphe edildiğinde yapılacak bir testle hasta hastaneye ulaştırılabilir.Çünkü ilk anlarda bilinçli müdahale hasarı azaltmanın en etkili yoludur. Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, işte o test ve felçle ilgili bilinmesi gereken noktalara dikkat çekti…

Bilgi ve hız uyarısı

Felçgeçirmiş olmak damar sistemindeki bir zafiyeti gösterir. Ancak doktorunuzun verdiği kan sulandırıcı ilaçları düzenli kullanır, risk faktörlerini kontrol altına alırsanız, ikinci bir inme riskini çok düşük seviyelere çekebilirsiniz.

Sonuç olarak; inme ‘geliyorum’ der. Belirtileri öğrenin, sevdiklerinize anlatın ve unutmayın; felç karşısında bilgi ve hız hayat kurtarır.

Çoğu zaman ‘bağıra bağıra’ geliyor

Her yıl binlerce insan, hayatını bir anda değiştiren o sessiz düşmanla karşılaşıyor: Felç… Oysa bu tablo, aslında çoğu zaman bağıra bağıra geliyor. Dolayısıyla kader değildir; önlenebilir, tedavi edilebilir ve en önemlisi zamanla yarışarak yenilebilir…

Beyinde neler olur?

Felç, en basit anlatımıyla, beynin bir bölgesine giden kan akışının kesilmesidir. Bunu bir sulama sistemine benzetebiliriz. Eğer boru tıkanırsa (iskemik inme) veya boru patlarsa (hemorajik inme), bahçedeki bitkiler (yani beyin hücrelerimiz) susuz kalır ve hızla kurumaya başlar. Beyin hücreleri ölürse, o bölgenin yönettiği konuşma, hareket veya hafıza gibi fonksiyonlar da ne yazık ki durur.

Bu belirtileri ezberleyin

Felç üç test ile anlaşılabilir. Geldiğinde haber verir. Bu belirtileri tanımak hayat kurtarır. Kendinizde veya yakınınıza hemen şu üç testi yapın:

– Yüz: Kişiden gülümsemesini isteyin. Yüzün bir tarafında kayma veya sarkma var mı?

– Kol: Her iki kolunu havaya kaldırmasını isteyin. Bir kol aşağıya doğru düşüyor mu?

– Konuşma: Basit bir cümleyi tekrarlatın (“Bugün hava çok güzel” gibi). Kelimeler peltekleşiyor mu, konuşma tuhaflaşıyor mu?

Eğer bu belirtilerden biri bile varsa, “Biraz uyusun, dinlensin geçer” ya da “tansiyonu çıkmıştır, limonlu su içirelim” diyerek vakit kaybetmeyin! Üstelik su yutma güçlüğü nedeniyle nefes borusuna kaçabilir. Ayrıca felç
kanayıcı türde ise Aspirin kanamayı artırarak durumu felakete sürükleyebilir. Tek yapmanız gereken derhal
112 Acil Servis’i aramaktır.

Korunmak biraz da kendi elinizde

Felçte çeşitli risk faktörleri var. Bazı riskleri değiştiremeyiz; yaşımız, cinsiyetimiz veya aile geçmişimiz gibi. Ancak asıl suçluları kontrol etmek bizim elimizdedir…

Yüksek tansiyon: Felcin bir numaralı dostu, sizin ise baş düşmanınızdır.

Sinsi şeker hastalığı: Damarların yapısını bozarak pıhtı oluşumuna zemin hazırlar.

Kalp ritim bozuklukları: Kalpte oluşan bir pıhtının beyne fırlatılmasına neden olabilir.

Kötü alışkanlıklar: Sigara, aşırı alkol ve hareketsiz yaşam, beyin damarlarını hızla yaşlandırır.

İlk 4,5 saat çok önemli!

Felç geçiren bir hastada her dakika yaklaşık 1,9 milyon beyin hücresi ölür. Bu yüzden nörolojide bizim bir mottomuz vardır: Zaman beyindir!

Eğer hastaneye ilk 4,5 saat içinde ulaşılırsa, damar açıcı ilaçlarla veya anjiyo benzeri yöntemlerle (trombektomi) pıhtıyı çekip almak mümkündür. Erken müdahale edilen hastaların birçoğu, hiçbir hasar kalmadan normal hayatına dönebilmektedir.

Yüzde 80 oranında önlenebilir

Yaşam tarzında yapılacak küçük değişikliklerin felçten büyük oranda koruyucu etkisi vardır. İşte öneriler:
Hareket edin: Günde 30 dakikalık tempolu bir yürüyüş bile damarlarınızı genç tutar. Tabağınızı renklendirin: Akdeniz mutfağına (zeytinyağı, sebze, balık) şans verin. Tuzu azaltın: Tansiyonunuzu dengede tutmanın en kısa yolu budur.

Exit mobile version