Kabızlığın ‘tehlike’ işaretleri

kabizligin-tehlike-isaretleri-HRnkuQxv.jpg

Kabızlık, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, hareketsiz yaşam, stres ve çeşitli hastalıkların etkisiyle giderek daha sık görülüyor. Bu durum, çoğu zaman basit nedenlere bağlı olsa da bazen altta yatan önemli hastalıkların da habercisi olabiliyor. 

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Özer, kabızlığın nedenlerinden bağırsak sağlığını korumanın yollarına kadar birçok önemli noktaya dikkat çekti…

BAĞIŞIKLIKLA DA İLİŞKİLİ

Bağırsaklar yalnızca sindirimden sorumlu değildir; Bağışıklık sisteminin büyük bir bölümü bağırsaklarla ilişkilidir ve mikrobiyota bu sistemin düzenlenmesinde önemli rol oynar. 
Ayrıca bağırsak ile beyin arasında çift yönlü güçlü bir iletişim ağı bulunur ve mutluluk hormonu serotoninin önemli bir kısmı bağırsaklarda üretilir. 
Bu nedenle bağırsak sağlığı; bağışıklık, metabolizma, ruh hali, uyku ve bazı nörolojik süreçlerle yakından ilişkilidir. Hormonlar, bağışıklık sistemi ve bağırsaklar birlikte çalışan bütüncül bir yapının parçalarıdır.

45 YAŞINDAN İTİBAREN KOLONOSKOPİ ŞART

Kabızlık çoğu zaman yaşam tarzına bağlı olsa da bazı durumlarda ciddi hastalıkların belirtisi olabilir. Kolonoskopi, kalın bağırsağı ayrıntılı inceleyerek polip, tümör, iltihabi hastalıklar ve yapısal bozuklukları erken dönemde saptar ve özellikle nedeni açıklanamayan veya uzun süren kabızlıkta önemli bir tanı aracıdır. 
Yaş ilerledikçe kolon kanseri ve polip riski arttığı için kolonoskopi taramalarında yaş kritik bir faktördür. Ortalama risk grubunda tarama 45 yaşta başlar; ailesinde kolon kanseri olan veya yüksek risk taşıyan kişilerde ise daha erken yapılabilir ve takip sıklığı risk durumuna göre belirlenir.

STANDART BİR DİYET YOKTUR

Kabızlık tedavisinde herkese uygun tek bir diyet modeli bulunmaz. Çünkü kabızlık; bağırsak hareketlerindeki yavaşlama, dışkılama mekanizmasındaki bozukluklar, bazı hastalıklar veya ilaç kullanımı gibi farklı nedenlere bağlı gelişebilir. 
Bu nedenle öncelikle altta yatan nedenin doğru şekilde belirlenmesi gerekir. Hastanın yaşı, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve eşlik eden hastalıkları birlikte değerlendirilerek bireysel bir tedavi planı oluşturulmalıdır.

3 GÜNÜ AŞTIYSA DİKKAT 

Kabızlık, dışkılama sıklığının azalması veya dışkılamanın zorlaşmasıyla ortaya çıkan yaygın bir sindirim sistemi sorunudur. 
Herkesin bağırsak alışkanlığı farklı olsa da 3 gün veya daha uzun süre dışkılayamama durumu kabızlık olarak değerlendirilir. Bazı kişiler bu duruma alışmış olsa da uzun süreli kabızlık normal kabul edilmez ve altta yatan nedenlerin araştırılması gerekir. Gıda alerjileri, hormonal bozukluklar ve bazı sağlık sorunları kabızlığa yol açabilir. Özellikle kadınlarda gebelik ve emzirme dönemlerinde kabızlık daha sık görülmektedir.

ALTINDA GIDA ALERJİSİ OLABİLİR Mİ?

Gıda alerjileri bağırsaklarda iltihaplanmaya neden olarak bağırsak hareketlerini yavaşlatabilir ve kabızlığa yol açabilir. Bu nedenle özellikle uzun süren veya nedeni açıklanamayan kabızlıklarda alerjik nedenler de araştırılmalıdır. Sorumlu gıda tespit edilip diyetten çıkarıldığında, bağırsak fonksiyonları düzelebilir ve kabızlık şikâyetleri gerileyebilir. Bu nedenle tedavide yalnızca belirtilerin değil, altta yatan nedenlerin de değerlendirilmesi önemlidir.

NASIL BESLENMELİYİZ?

-Bağırsak sağlığını destekleyen besinlerin başında liften zengin gıdalar gelir. Örneğin; sebzelerden brokoli, ıspanak, havuç ve enginar; meyvelerden elma, armut, erik, incir ve kayısı bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı olur. 
-Kuru baklagillerden mercimek, nohut ve kuru fasulye; tam tahıllardan yulaf, bulgur ve tam buğday ürünleri de sindirimi destekler. 
-Ceviz, badem ve fındık gibi kuruyemişler de bağırsak sağlığı için faydalıdır. 
-Yararlı bakterileri artırmak için liften zengin beslenmek ve prebiyotik kaynaklara yer vermek gerekir; sarımsak, soğan, pırasa, kuşkonmaz, muz ve yulaf bu grupta öne çıkar. Yoğurt, kefir ve fermente gıdalar ise probiyotik kaynaklarıdır. Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak, düzenli uyumak ve stresi yönetmek de bağırsak mikrobiyotasının korunmasına katkı sağlar.
-Soğuk sıkım   zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar da sindirim sistemine iyi gelir.  Ancak tek bir mucize besin yoktur; önemli olan dengeli ve çeşitli beslenmeyi sürdürmektir.

Exit mobile version