Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlemeye ve aroma kaynaklarına ilişkin yeni kuralları içeren yönetmeliği Resmî Gazete’de yayımladı. Eski 2011 tarihli düzenleme yürürlükten kaldırılırken, yeni metin domuz ve böcek kökenli aroma vericilerin kullanımını kesin çizgilerle sınırlandırıyor. Bu kapsam, sadece son ürünü değil; aroma verme özelliği taşıyan bileşenleri ve üretim süreçlerinde kullanılan materyalleri de kapsıyor.
Yönetmelik ihlallerine izin vermiyor: Hükümlere uymayan aroma maddeleri veya bu maddeleri içeren gıdalar piyasaya arz edilemeyecek. Bu değişiklik, üreticilerin hammadde tedarik zincirini ve etiketleme uygulamalarını yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor.
Kademeli yasak ve istisnalar
Belirlenen 10 aroma maddesi için net bir takvim getirildi. FL 04.029, FL 05.100, FL 05.175, FL 05.222, FL 15.029, FL 15.030, FL 15.060, FL 15.119, FL 15.130 ve FL 15.131 kodlu aromaların 31 Aralık 2026 itibarıyla üretimi, piyasaya arzı ve ithalatı durdurulacak. Buna karşılık, FL 05.062 ve FL 05.099 kodlu iki aroma maddesi için ise tam yasaklama yerine sınırlı kullanım getirildi; bu maddeler yalnızca belirlenen gıda kategorilerinde kullanılabilecek.
Etiketlerde “doğal” ifadesi için yeni kriter
Etiket iddiası konusunda sıkı bir ölçüt benimsendi: Bir aroma vericinin üzerinde “doğal” ifadesi kullanılabilmesi için, kullanılan bileşenlerin ağırlıkça en az %95’inin etiketlenen kaynaktan elde edildiğinin gösterilmesi gerekiyor. Bu düzenleme, tüketiciyi yanıltabilecek belirsiz etiketlemeleri azaltmayı hedefliyor ve üreticilere daha şeffaf beyan zorunluluğu getiriyor.
Piyasadaki mevcut ürünlere geçiş süresi
Yeni kuralların aniden rafları boşaltmaması için firmalara uyum süresi tanındı: Gıda işletmeleri için son tarih 31 Aralık 2026. Bu tarihe kadar işletmeler yeni düzenlemelere göre üretimlerini ve tedarik zincirlerini düzenlemeli. Öte yandan, 31 Aralık 2026’dan önce üretilmiş veya piyasaya sunulmuş ürünler raflardan derhal kaldırılmayacak; bu ürünlerin son kullanma tarihleri dolana kadar satışı devam edebilecek.
Bu düzenleme, hem tüketici güvenliğini güçlendirmeyi hem de gıda üretiminde kaynak şeffaflığını artırmayı amaçlıyor. Üreticiler içinse planlama, etiket revizyonu ve tedarikçi denetimleri gibi uygulamalarda hızlı ve dikkatli adımlar atma gerekliliği doğuyor.
