Yaşlanma hızını frenleyen etkili yol

yaslanma-hizini-frenleyen-etkili-yol-qlJgIld4.jpg
Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı uzun yaşamın (longevity) sırlarını vermeye devam ediyor. Çoruhlu, SÖZCÜ TV’de Simge Fıstıkoğlu’nun konuyla ilgili sorularını yanıtlıyor…
Dr. Çoruhlu, bu kez longevity eşliğinde güçlü bir antioksidan olan ve yaşlanma hızını frenleyen bir molekül olan alfa lipoik asidi mercek altına aldı…

VÜCUTTA ÜRETİLİR

Alfalipoik asit bir moleküldür. Vücutta üretilir. Mesela Koenzim Q10… Kofaktör, mitokondri, enerji. Alfa lipoik asidin de biraz oralarda yeri var. Mesela yine onunla kıyaslayarak gidelim.

Koenzim Q10’de iyi bir şey ve onun için antioksidandır diyoruz ama “Yağda erir, yağla emilir” diye de kullanıyoruz. Enerji verir, mitokondride üretilir, orada lazımdır. Fakat ikisinin arasında bir fark var ve alfa lipoik asit açısından
bir olumlu bu fark. Mitokondriye girmek için yağda erime kısmı önemlidir.

Hem hücrenin dışında iki kat var hem mitokondrinin dışında. Dört kat zar var geçilecek hedefe gitmek için. Alfa lipoik asidin en majör özelliği şu: Her şekilde hem yağda, yani membranlarda, lipit membranlarda hem suda geçirgenliği var. Yani zarların üstünden çok kolay atlıyor, sıvı alanda da dolanıyor. Fakat alfa lipoik asidin majör özelliği bence; bir, vücutta zaten bunun bulunması. İkincisi de hem yağda hem suda eriyor olmasıdır.

Sinirlerin etrafındaki kılıfların paslanmasını önler

Alfa lipoik asit, hücre membranlarının oksitlenmesini azaltır, Sinirlerin o küçük küçük, incecik hatlar diyelim, etrafları yağlı bir miyelin kılıfla çevrili… Miyelin kılıf yağ yapılı olduğu için oradaki oksidasyonu da, şekerden gelen paslanmayı da azaltmak istiyoruz. Tabii yağda duran bir şeyle yapmak istiyoruz. İşte alfa lipoik asit orada o yüzden düz, işte diyabetin profesör hocası da “trak” diye onu yazıyor ama hasta onun içinde o olduğunu bilmeyebilir. Alfa lipoik asit, sinirlerimizin etrafındaki kılıfların oksitlenmesini engelliyor.

Kıymeti az biliniyor

Bazı kıymetli moleküllere hakkını vermek lâzım. Alfa lipoik asit çok bilinen bir moleküldür ama kıymeti az biliniyor. Aslında alfa lipoik asidi bir sürü başlığa koyabiliriz ama “Doktorların kullandığı bir molekül olarak konuşalım” derseniz bu molekül adı ilaç adıyla zaten eczane raflarında diyabet hastalarına otomatik yazılan bir şey…

Doktorlar diyabet hastalarına neden alfa lipoik asit yazar? İlk gerekçeleri şudur: Hasta der ki “Elimin, ayağımın altında yanma, karıncalanma, bazen uyuşma hissediyorum’’, “Ayaklarımın altı yanıyor.’’ Bu aslında şekerin yarattığı zararın periferik sinirler yani uzaktaki sinirlerde (eller, ayaklar) bir harabiyet yaptığının göstergesidir. Buna periferik (perifer uzak demek), nöropati (nöroloji, sinir sistemi, pati hastalık) periferik nöropati deniyor.

Sinirler nasıl hasar görür?

Bir diyabet hastası kontrol edilmezse periferik nöropati hastası olmaya adaydır. Neden? Çünkü kanda giden yüksek şeker bir sürü şeyi bozduğu gibi önce uçlardan başlayarak da sinirlerin kılıflarında bir hasar yapar. Daha az tedavinin ve şeker kontrolünün kötü olduğu dönemlerde herkesin bir büyük babası ya da büyük amcası için kullanılan “Şekerden ayağı kesilmiş” gibi sözler çok acıklıydı. İşte artık bütün dokuda hasar olmuş ve oksijenlenmediği için iyileşmeyen yaralar yüzünden o durum olmuş. Ama biz şimdi günlük hayattaki daha basitini örnekliyoruz. Bazen hastalar “Benim gerçekten çok ağır bir diyabetim yok.

Hatta ilaç bile kullanmıyorum ama bazen (hatta dikkat de eder), böyle çok karbonhidratlı, tatlı yediğimde ayaklarımın altı yanıyor” der.

İşte o demektir ki artık o tarafa gitmeye başlamış. Yani sinirlere zarar veriyor. Burada hem ilaç olarak eskiden beri yeri vardı hem de bu gıda takviyesi olarak daha günlük kullanılabilir dozlarda alfa lipoik asidin önemli bir yeri var.

İnsülin direncine de faydalı

Vücuttaki kaslara ve yağ dokusuna girip çıkan enerjinin glikoz kapıları var. Vücutta bir sürü glikozun glusu gibi glut diye kapılar var. Bunların numaraları var. Bazıları insülinle muhatap, bazıları insüline hesap sormuyor mesela.

Glut 4 numaralı kapı, en çok insüline hesap soran kapı. İnsülin izin verirse ve yeterliyse açılıyor, yeterli değilse açılmıyor. İnsülin direncinde de zaten bu kapının açılıp kapanmasıyla ilgili bir problem oluyor.

Peki bu kapı nerede var? Kaslarda, yağ dokusunda çok var. Peki bu kapı iyi açılırsa ne olur? Kaslara kan şekeri yeterince gider, enerji hissederiz. Yağda açılırsa ne olur? Aç kaldığımızda yağdaki, yağı şekere dönüştürerek tekrar enerji olarak kullanabiliriz.

Peki bu kapıların açılıp kapanmasını iyi kontrol etmekte bu açlıklar, sporlar dışında bir supplement var mı elimizde? Alfa lipoik asit işte o şekere de böyle fayda sağlıyor. Glikozun hücreye girerken kullandığı kapının gıcırdamasını azaltıyor diyebiliriz. Yani o yüzden insülin direncine de faydası olduğu için yine diyabetçi onu ilaç pozisyonunda yazıyor.

Glutatyonun, C ve E vitaminlerinin ömrünü uzatır

Şimdi mesela Glutatyon antioksidan, C vitamini antioksidan, E vitamini var unutulmuş ki o da çok kıymetlidir,
o da membran koruyan antioksidandır falan. Peki bunların ömrünün destekçisi kim? Yani hemen bitmesinler de biraz daha tekrar tekrar kullanılsınlar diye… Alfa lipoik asit bunların iş birlikçisidir. Mesela biz glutatyona ‘’master antioksidan’’ deriz ama bunun da öyle bir master kapasitesi var. Çünkü diğerlerini tekrar tekrar kullanılacak
halde tutabiliyor, hemen hemen ömürleri bitmesin diye…

Antioksidana dönüştürür

Mesela C vitaminini kullanıyoruz ama kanda çok kalamıyor bazen oksitleniyor. E vitamini de aynı şekilde. Bu döngüde Glutatyon da aynı şekilde, bunları tekrar oksitlenmişken tekrar antioksidan hale getirecek alfa lipoik asit. Geri dönüştürecek…

Bu antioksidanları yani bildiğimiz majör antioksidanları da geri dönüşüme kazandıran antioksidan olarak. İşte bütün bunlar yüzünden en çok faydayı hep bu şeker işlerinde gördükleri için onu oraya bir yapıştırdılar medikal arenada.

İşte özellikleri

Alfa lipoik asidi kim alsın konusuna gelince fiyatı da çok değil, bence rutinimizde özellikle tatlıya kaymalar, hemoglobin A1c yükseklikleri filan varsa, alınır. Yağda ve suda eriyen antioksidan özelliğiyle gerçekten büyük bir şey yapıyor vücutta… Koruma işi…

– Mesela ağır metal temizlemeye de yarayan bir özelliği vardır. İşte cıvası var bunun, arseniği var En azından ağır metal temizliğine de yarıyor olduğunu biliyor olmak cepte bir hikaye oluyor.

– Alfa lipoik asit ya da bazı ürünlerin, teknoloji ilerlediği için, vücuttakinin aynı modelini uzaysal konumunu hedeflemek lazım. Şimdi R’si var, L’si var. Right, R; left, L. Bunların tipleri de vücut için önemli. Mesela L’yi tanımıyor vücut da R’yi tanıyor. Demek ki ‘’R alfa lipoik asit’’ olması lazım ki hani paranızı çöpe atmayın.

– Hipoglisemi şikayetleriniz olduğunu düşünün. 5.5 hemoglobin A1c’yi siz 3 ay sonra 5.2’ye çevirdiğinizde oradaki % 30’u cebinize yavaş yaşlanma olarak koyarsınız.

Exit mobile version