Bankanın ekonomiye sağladığı toplam kredi desteği 3,7 trilyon TL seviyesine ulaşmıştır. 2026 Haziran sonu itibarıyla net dönem kârı 30 milyar TL olarak gerçekleşmiş; sermaye yeterlilik oranı ise sağlam finansal yapının bir göstergesi olarak %15,4 olarak kaydedilmiştir.
Aktif büyüklük, krediler ve toplam mevduat kalemlerinde özel bankalar arasında lider konumda bulunan banka, haziran sonunda toplam mevduat hacmini yıl sonuna göre %9,7 artışla 3,4 trilyon TL’ye yükseltmiştir. Ayrıca banka, temmuz ayında uluslararası sermaye piyasalarında 12 yıl vadeli ve 7. yılda erken geri ödeme opsiyonlu, katkı sermaye niteliğinde 500 milyon dolar tutarında Eurotahvil ihracı gerçekleştirmiştir.
Kaynak Sağlama ve Reel Sektöre Destek
Banka, 2025 yıl sonundan bu yana reel sektörün hizmetine sunmak üzere yurt dışından temin ettiği toplam kaynak tutarını 3,1 milyar dolar seviyesine çıkarmıştır. Bu kaynak temini, kurumun dış finansman kanallarını etkin şekilde kullanma kapasitesinin bir göstergesidir.
Teknoloji, Yapay Zekâ ve İnsan Odaklı Yaklaşım
Potansiyeli büyüten teknoloji kaldıraç olur. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, yapay zekânın ekonomiyi, üretim biçimlerini, çalışma hayatını ve temel hizmet alanlarını kökten dönüştürdüğünü vurgulamaktadır. Aran, banka olarak yapay zekâ ve teknoloji yatırımlarını insan merkezli bir perspektifle sürdürdüklerini belirtmiştir.
Aran’ın değerlendirmesine göre, teknoloji insanın yerini almak üzere değil; insanın potansiyelini artırmak üzere kullanılmalıdır. Bu tarz yatırımlar ve iş birlikleri, ekonomi açısından özellikle fırsat eşitsizliklerini azaltan güçlü bir kaldıraç işlevi görmektedir. Gelecekte öne çıkacak olanların yalnızca en gelişmiş teknolojileri üretenler değil, bu teknolojiyi insan yetkinliğiyle bütünleştirerek kullanan kurumlar ve ülkeler olacağı açıktır.
Aran, rekabetin artık sadece güçlü finansallar ve bilançolar üzerinden şekillenmeyeceğini; yapay zekâyı insan üretkenliğiyle buluşturacak biçimde en doğru kullananların rekabette üstün konuma geleceğini ifade etmiştir.
