Cengiz Karagöz
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’de yaşayanlar da ülke genelinde olduğu gibi maden şirketlerinin kıskacında yaşıyor. Rize’nin Çayeli ilçesinde 24 köyü kapsayan 4. grup maden ruhsatlarına karşı vatandaşlar harekete geçti. Altın, bakır, gümüş, kurşun ve çinko çıkarılması planlanan sahaların bir bölümünün, kısa süre önce iktidara yakınlığıyla bilinen iş insanlarından Cengiz Holding’in bünyesine geçen Çayeli Bakır İşletmeleri çevresinde yoğunlaştığı belirtildi.
ÜRETİM ETKİLENEBİLİR
Çayeli’nin Maltepe köyünde maden arama ruhsatı Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır A.Ş.’ye verilmişti. Yöre halkı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) 9 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirdiği maden sahası ihalesinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava açtı. Ankara 5. İdare Mahkemesi’ne sunulan dilekçede maden faaliyetlerinin bölgede heyelan riskini artıracağı, içme ve sulama suyu kaynaklarını tehdit edeceği, çay tarımına zarar vereceği ve yerleşim alanlarını doğrudan etkileyeceği öne sürüldü.
Dilekçede, “Bu topraklar geçmişten devralınmış olup gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarılması gereken bir emanettir” denildi. Bölgenin Türkiye’nin en fazla yağış alan ve heyelan riski en yüksek alanlarından biri olduğu vurgulanan dilekçede, yapılacak kazı ve patlatmaların zemin dengesini bozabileceği, konutlar ile çay bahçelerini tehlikeye atabileceği ifade edildi.
Dilekçede, bölgedeki çaylıkların 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında korunması gerektiği belirtildi.
Sadece yerleşim yeri değil mezarlıklar da ruhsat alanında
Yöre halkı ayrıca köyün içme ve sulama suyunu sağlayan doğal kaynakların maden faaliyetleri nedeniyle zarar görebileceğini belirtti. Dava dilekçesinde, “Temiz suya erişim hakkı anayasal bir hak olup ihale işlemi bu hakkı ihlal etmektedir” ifadelerine yer verildi. Dava konusu sahaların yerleşim alanlarıyla iç içe olduğu da belirtilen dilekçede konutların yanı sıra cami ve mezarlıkların da ruhsat alanları içerisinde kaldığı kaydedildi. Madenin faaliyete başlaması halinde telafisi güç çevresel zararların ortaya çıkacağı belirtilerek yürütmenin durdurulması talep edildi.