Türkiye’de asgari ücret milyonlarca çalışanın yaşam standartlarını doğrudan etkiliyor. Ancak son dönemdeki gelişmeler, ülkenin Avrupa sıralamasında gerilemesine yol açtı; yıl başındaki pozisyonundan daha geriye düşüldü ve şu an sondan dördüncü sırada yer alıyor.
Bu düşüşün en önemli nedeni, enflasyon verilerine göre belirlenen asgari ücrette ara zam yapılmaması oldu. Net 28.075 lira (brüt 33.030 lira) olarak uygulanan asgari ücretin güncel euro karşılığı yaklaşık 602 Euro ve bu seviyeyle Türkiye, Avrupa’da yalnızca savaşın etkilediği Ukrayna ile Moldova ve Arnavutluk’un önünde yer alabiliyor.
Avrupa ile Karşılaştırma ve Alım Gücü Farkı
Asgari ücretin en yüksek olduğu ülkeler Lüksemburg (2.771 Euro), İrlanda (2.391 Euro) ve Almanya (2.343 Euro). Almanya’daki asgari ücretli, Türkiye’dekinin yaklaşık dört katı gelir elde ediyor. Bu uçurum, yaşam maliyetleri ve kişi başı gelir farklılıklarını daha görünür kılıyor.
Kuzey Makedonya gibi kişi başı geliri Türkiye’den daha düşük olan ülkelerde bile asgari ücretin Türkiye’den daha yüksek olabiliyor; bu da Türkiye’de asgari ücretin reel değerinin düştüğünü işaret ediyor.
Uzun Vadeli Değişim ve İşgücü Yapısı
Son on yılda tablo daha olumsuz: 2016’da Avrupa’da asgari ücret sıralamasında 14. sırada olan Türkiye, zaman içinde gerileyerek son sıralarda sabitlendi. Bu süreç, ücret politikalarının enflasyonla uyumsuzluğunu ve ara zam yapılmamasının sonuçlarını gösteriyor.
Asgari ücretli oranı bakımından Türkiye dikkat çekiyor: bazı sendika tahminlerine göre çalışanların yaklaşık %46’sı asgari ücret ya da altında ücret alıyor. Buna karşılık Avrupa’da bu oranın en yüksek olduğu Bulgaristan’da bile yüzde 13’ü geçmiyor. Bu fark, ücret dağılımı ve istihdam yapısındaki ciddi sapmalara işaret ediyor.
Temel İhtiyaçlar ve Yoksulluk
Mevcut asgari ücret, gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçları karşılamaya yeterli olmaktan uzak. Asgari ücret, açlık sınırının yaklaşık 8.865 lira altında bulunuyor ve yoksulluk sınırının (yaklaşık 120.000 lira) çok uzağında. Hesaplamalar, yoksulluk sınırına ulaşmak için dört asgari ücretin bile yeterli olmadığını gösteriyor.
Sonuç olarak, enflasyonla uyumlu zam mekanizmalarının işletilmemesi ve ücret politikasındaki aksaklıklar, milyonlarca çalışanın alım gücünü azalttı; bu durum hem bireysel yaşam standartlarını hem de ulusal ekonomik adaleti zedeliyor.