Madrid yönetimi, yeni bir yasa tasarısıyla Batı Sahra’da doğanlar ve torunlarına İspanyol vatandaşlığı yolu açmayı hedefliyor. Bu adımın, yıllardır vatansız kalan veya mülteci durumuna düşen yaklaşık 200 bin Sahralı için tarihi bir dönüşüm olacağı belirtiliyor.
Teklif yasalaşırsa, hak sahipleri yalnızca bir pasaport almakla kalmayacak; aynı zamanda Avrupa Birliği üyesi bir ülke vatandaşının sunduğu Schengen ayrıcalıklarından yararlanarak serbest dolaşma, çalışma ve ikamet etme haklarına kavuşacaklar.
Sahra halkının beklediği “hak iadesi”
Yasa tasarısını destekleyenler ve Sahra temsilcileri, dedelerinden miras kalan eski İspanyol nüfus cüzdanları ve resmi belgelerle başvuru yapabileceklerini söylüyor. Onların gözünde bu adım, yarım asırlık mağduriyetin tazmini; gecikmiş bir tarihi telafi niteliğinde.
İç siyasette sert rüzgârlar
Sanchez hükümeti köşeye sıkıştı denebilir: İç kamuoyunda ve muhalefette, sınır bölgelerine dayanan düzensiz göç akınları nedeniyle büyük tepki var. Vatandaşlık hakkının kitlesel genişletilmesi, bazı seçmenlerce sınır güvenliğinin gevşetilmesi olarak algılanıp gösterilerle karşılanıyor.
Diplomatik kırılganlık: Rabat ile ilişkiler geriliyor
Uluslararası sahnede ise Madrid ile Fas arasında gerginlik dozu artıyor. Rabat, Batı Sahra’nın büyük bölümünü fiilen kontrol ettiğini ve bölgeyi kendi toprağı saydığını savunuyor; bu nedenle Madrid’in adımını egemenliklerine bir müdahale olarak görebilir. İspanyol hükümeti ise bunun siyasi bir hamle değil, bireysel hakların iadesi olduğunu vurguluyor.
Sonuç olarak, bu yasa tasarısı hem içeride hem de bölgede dengeleri sarsma potansiyeli taşıyor: İnsan hakları argümanlarıyla savunulan bir düzenleme, aynı zamanda diplomaside yeni tartışmalara ve iç politikada sert çatışmalara kapı aralıyor.