1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Japonya’nın Dış Dengesinde Şok: Haziran Açığı ve BOJ Baskısı

Japonya’nın Dış Dengesinde Şok: Haziran Açığı ve BOJ Baskısı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Japonya’dan gelen sabah verileri piyasanın beklentisini bozan bir tablo ortaya koydu. Haziran ayında cari işlemler dengesi sürpriz bir açık verirken, zayıf yen ve artan petrol faturası ekonominin dengelerini sarsıyor. Aynı gün BOJ içindeki tartışmalar da “ne kadar hızlı faiz artırmalı?” sorusuna odaklandı.

Haziran sürprizi Cari işlemler dengesi haziranda 92,3 milyar yen açık verirken, ekonomistlerin beklediği 1,51 trilyon yen fazlanın uzağında kaldı. Geçen yılın aynı ayında da fazla vardı; buna karşın hazirandaki net dönüş dış ticaret ve yatırım gelirlerindeki değişimin büyüklüğünü ortaya koydu.

Enerji ve temettü faturaları baskı yaptı

Enerji maliyetleri Orta Doğu kaynaklı yükselen petrol fiyatları Japonya’nın enerji ithalatının maliyetini artırdı ve dış ticaret dengesini açığa taşıdı. Enerji faturasındaki artış, cari dengesindeki bozulmanın temel nedenlerinden biri oldu.

Yurt dışına giden temettüler Yabancı yatırımcıların Japon piyasalarındaki ağırlığı arttıkça, şirketlerin yurt dışına yapılan temettü ödemeleri de büyüdü. Bu durum birincil gelir dengesini zayıflattı; haziranda yıllık bazda yüzde 73,7 azalışla yaklaşık 380 milyar yene geriledi.

Enerji ve temettü faturaları baskı yaptı

Yılın ilk yarısında çelişkili tablo

Haziranın açık vermesi, yılın tamamında dış dengenin bozulacağı anlamına gelmiyor. Ocak–Haziran döneminde cari fazla yaklaşık 17,4 trilyon yenle rekor kırdı; bu yükselişte küresel veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarının yarattığı yarı iletken, yüksek teknoloji talebi etkili oldu. Böylece yılın ilk yarısı rekor fazla verirken, haziran ayında 17 ay sonra ilk kez aylık açık görüldü.

Yılın ilk yarısında çelişkili tablo

BOJ’da hızlı faiz tartışması

BOJ toplantı özetleri, kurul üyelerinin çoğunun enflasyon risklerine karşı daha hızlı hareket edilmesi gerektiğini düşündüğünü gösterdi. Dokuz kişilik kurulda en az üç üye, mevcut tempodan daha hızlı faiz artışı gerektiğini savundu. Temmuzda politika faizi yüzde 1’de bırakılmış; bir üye ise yüzde 1,25’e çıkarılması yönünde oy vermişti.

Bu mesaj eylül toplantısında yeni bir artırım ihtimalini güçlendirdi. BOJ üyeleri zayıf yen, yüksek petrol fiyatları ve yapay zekâ talebini enflasyonu yukarı itebilecek üç temel unsur olarak sıralıyor. Gecikme halinde daha sert artışlara ihtiyaç duyulabileceği de tartışılıyor.

Yen baskısı ve şirketlerin tutumu

Dolar/yen paritesi temmuzda 164’e yaklaşarak 40 yılın en düşük seviyelerini test etti. Washington ve Tokyo’nun koordineli müdahalesi ilk etapta yenin değer kazanmasını sağladıysa da bu kazançın büyük kısmı geri verildi. Zayıf yen ihracatçı gelirlerini artırırken, enerji ve hammadde ithalat maliyetlerini de yükseltiyor; haziran rakamı ikinci etkinin boyutunu net gösterdi.

Şirketlerin görüşü değişiyor Eskiden düşük yen ihracatçılar için hep olumlu sayılırdı; artık bu durum herkes için istenen bir gelişme değil. Mitsubishi Electric ve Mitsui yöneticileri dalgalanmanın azaltılması gerektiğini belirtirken, bazı şirketler finansal planlardaki kur varsayımlarını gözden geçiriyor. JETRO araştırması işletmelerin çoğunun tercih ettiği dolar/yen aralığını 120–124 olarak gösteriyor; yüzde 11’lik küçük bir kesim 150+ seviyesini tercih ediyor.

Piyasalar ve risk dengesi

Bu uyarılara rağmen Japonya borsasında güçlü alımlar görüldü; Nikkei 225 yaklaşık yüzde 2 yükseldi. ABD kaynaklı iyimserlik Tokyo’ya da yansıdı ancak BOJ’un daha hızlı faiz artırma olasılığı, ihracatçı marjları açısından risk oluşturuyor. Eylül ayında yeni faiz artışı yenin güçlenmesine yol açabilir ve kur avantajını azaltabilir.

Üçlü denge Japonya şu anda petrol fiyatları, yen ve faiz arasında iç içe geçmiş bir denklemle karşı karşıya. Yüksek petrol fiyatları ithalat maliyetini ve enflasyonu yükseltirken, zayıf yen bu maliyetleri daha da artırıyor. BOJ faizleri yükselttiğinde para birimi üzerindeki baskı azalabilir fakat şirketlerin finansman maliyetleri yükselecek ve ihracat avantajı azalacak.

Önümüzdeki haftaların kilit sorusu şu olacak: Hürmüz Boğazı’ndaki gerginliklerin çözülmesiyle petrol fiyatları düşer ve baskı hafifler mi, yoksa yüksek petrol + zayıf yen + artan enflasyon birleşimi BOJ’u eylülde daha hızlı hareket etmeye mi zorlayacak?

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.