Enflasyonun uzun süren yüksek seyri, simidin fiyatına da yansıdı. Önceki günlerde 25 liradan satılan simit, yüzde 20 artışla 30 liraya çıktı; yıl başında yapılan zamla simit 15 liradan 20 liraya yükseltilmişti.
Fırıncılar, maliyet artışının arkasında un, susam ve mayanın yanı sıra işletme giderlerindeki yükselişin bulunduğunu belirtiyor. Bu tablodaki artışlar, günlük tüketim maddelerinin vatandaşın bütçesindeki ağırlığını artırıyor.
Geçim Maliyetinin Basit Hesabı
33 yıl önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yaptığı çay-simit hesapları bugün yeniden akıllara geliyor. O günkü örneklemlerle yapılan benzetmeler, bugün de yüksek fiyatların vatandaşın cebinde yarattığı sıkıntıyı gözler önüne seriyor. Bir bardak çayın 50 liradan başladığı günümüzde, dışarıda çay içmenin maliyeti ciddi düzeye ulaştı.
Basit bir hesapla, 5 kişilik bir ailenin günde üç öğün sadece çay ve simit tüketmesi durumunda aylık masrafının yaklaşık 36 bin lirayı bulduğu ifade ediliyor. Bu rakama kira, faturalar, yol ve diğer zorunlu giderler eklendiğinde hanehalkı bütçesi daha da zorlanıyor.
Gelirle Karşılaştırma
Mevcut gelir düzeyleriyle bu giderlerin dengelenmesi güçleşiyor. Örneğin, asgari ücretlinin eline geçen net gelir 28.075 lirayken, en düşük emekli aylığı 23.552 lira seviyesinde. Bu gelirler dikkate alındığında, temel tüketim kalemlerindeki artışlar hane halkı açısından ciddi bir baskı oluşturuyor.
Günlük küçük harcamalar birikince, ailelerin ekonomik yükü büyüyor; basit görünen çay-simit hesabı bile birçok kişi için ağır bir maliyete dönüşüyor.