Reuters: Ekonominin başına Mehmet Şimşek mi geliyor!

Reuters: Ekonominin başına Mehmet Şimşek mi geliyor!
Reuters: Ekonominin başına Mehmet Şimşek mi geliyor!
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hükümet yetkilileri ile konuşan Reuters, AKP’nin seçim beyannamesinde mevcut ekonomi politikalardan geri adım atmaya hazırlandığını, ortodoks politikalarda Mehmet Şimşek’in isminin öne çıktığını yazdı.

AKP, son şeklini vermek için üzerinde çalıştığı seçim beyannamesinde mevcut ekonomi politikalarından geri adım atmaya hazırlanırken, yeniden serbest piyasa vurgusuyla ortodoks politikalara dönme adımlarında ekonomi eski bakanlarından Mehmet Şimşek’in adı öne çıkıyor.

Reuters’a bilgi veren dört yetkili, seçim beyanamesinde, serbest piyasa koşullarına aykırı olduğu için bazı alanlarda yabancı yatırımların neredeyse sıfıra inmesine neden olan mevcut ekonomi politikalarına ve Türkiye Ekonomi Modeline “yer verilmediğine” dikkat çekiyor.

Yatırımların, üretimin, istihdamın ve ihracatın desteklenmesiyle cari fazla yaratılması hedefi ile yola çıkan mevcut ekonomi modelinde cari fazladan söz etmek mümkün değil. Aksine sadece ocak ayında bile aylık 10 milyar dolarlık cari açık oluştu.

Konu hakkında resmi beyan vermeye izinleri olmadıkları için isimlerini vermeyen kaynaklar seçim beyannamesinin ekonomi bölümünde “serbest piyasa ekonomi kuralları, dünya ekonomisine paralel uygulamalar gibi çeşitli öncelikler” yer aldığına dikkat çekiyorlar.

‘TÜRKİYE EKONOMİ MODELİNE HİÇBİR ATIF YOK’

Bir hükümet yetkilisi, “Seçim beyannamesine dair çalışmalar son aşamaya geldi… Ekonomi tarafından AK Parti’nin 2002 yılı seçim beyannamesinde yer alan ekonomideki yaklaşım çok benzer şekilde yer alıyor. Yani AK Parti bir nevi çıkışındaki döneme, özüne dönüyor. Piyasa dışı uygulamalara dair hiçbir işaret beyannamede yok” dedi.

Erdoğan’ın beyanname üzerinde son çalışmaları yaptığına dikkat çeken AKP’li üst düzey bir yetkili, “Seçim beyannamesi son dönemde uygulanan Yeni Türkiye Ekonomi Modeli’ne hiçbir atıfta bulunmuyor. Tamamen eski Ak Parti’nin savunduğu ilkeler enflasyonla mücadele, kamuda hesap verilebilirlik, ihalelerde şeffaflık gibi çeşitli vurgular var” dedi.

Konu ile ilgili olarak Reuters’ın sorusu üzerine AKP’den bir açıklama gelmedi.

ENFLASYON PATLADI

Merkez Bankası (TCMB) regülasyonlarla döviz, Hazine tahvili, mevduatın para birimi dağılımı, kurumsal ve bireysel krediler üzerinde belirleyici rolde. Yani aslında ekonomide birçok değişken kamunun kontrolünde bulunuyor.

Son yıllarda dolar karşısındaki sert değer kayıplarının ardından TL kamu kontrolünde yatay bir seyir izlese de bu süreçte enflasyon 24 yılın zirvesi olan yüzde 85’e ulaştı. Halkın alım gücündeki düşüş ise Erdoğan hükümetinin popülaritesini oldukça zedeledi. Enflasyon son dönemde yüzde 55’e gerilese de politika faizi tek hanede ve bu da büyük bir negatif reel faiz politikası anlamına geliyor.

Bu uygulamaların piyasanın serbestlik şartlarına aykırı olduğu gerekçesiyle yabancı yatırımcılar Türkiye’ye son yıllarda oldukça ilgisiz. Mehmet Şimşek’in de ekonominin yönetiminde bulunduğu dönemlerde yüzde 25 seviyesine kadar ulaşan yabancı yatırımcının TL cinsi tahvil piyasasındaki payı bugünlerde yüzde 1’in de altına indi. Hisselerdeki yabancı payı da azalırken swap başta olmak üzere batı sermayesi mevcut koşullarda Türkiye’de pozisyon almak konusunda oldukça isteksiz.

Yabancıların bu tercihi onlarca milyar dolarlık finansmanı dışarıda bırakan bir ekonomik yapıya neden olurken Erdoğan mevcut sistemi daha önce “bağımsız” bir politika olması gerekçesiyle savunmuştu.

Yabancılar ise Türkiye piyasalarına yeniden dönmek için serbest piyasa koşullarının oluşacağı günü beklediklerini uzun bir süredir belirtiyorlar.

MEHMET ŞİMŞEK’İN DÖNÜŞÜ

“Erdoğan bir şekilde Şimşek ile ekonomideki bu sıkıntılı dönemi aşmak istiyor” diyen bir başka kaynak ise “Şimşek şu anda bazı büyük uluslararası şirket ve fonlarda çeşitli görevlerde bulunuyor. Bir kez geldi, 11 yıl bakanlık yaptı, yeniden yapar mı bilmem? Ancak diyelim ki, Ak Parti kadrolarına döndü, eminim çok ciddi sözler alacaktır… Diyebilirim ki, bürokraside üst düzey herkesin değişmesi demektir bu” dedi.

Piyasalarda ekonomide büyük değişimleri beraberinde getirebileceği için ana gündem maddesi olarak 14 Mayıs’ta gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı ve millevekililiği seçim süreci izleniyordu. Aksi görüşler olsa da genel beklenti en az seçimlere kadar ve kazanması halinde seçimlerin ardından da iktidarın mevcut ekonomi politikalarına devam edebileceği yönündeydi.

Muhalefetin ekonomide iktidarın daha alışılmış politikaları benimsemesi seçim sürecini piyasalar için daha önemli hale getirmişti. Ayrıca anketler Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarında bu seçimin en zorlusu olabileceğine işaret ediyor.

Bir üst düzey yetkili de, “Cumhurbaşkanı ekonomide yeniden Şimşek ile çalışmak istiyor. Onun da politikalarına uygun bir beyanname yazılıyor. Taslak net şekilde, onun da itiraz etmeyeceği şekilde yazılmış durumda. Onun bakan olduğu dönemki ekonomi politikaları taslak beyannamede net olarak yazıyor. Ekonominin yönetiminde onun olmasının getireceği bir çok avantaj sıralayabiliriz. Bu konuda (görüşme için) yakın zamanda bir hamle olacaktır” diye konuştu.

Bir yetkili de Erdoğan’ın Şimşek için Cumhurbaşkanı yardımcılığı görevini düşündüğünü söyledi.

Konu ile ilgili Şimşek’e ulaşılamadı. (REUTERS)

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir