Avrupa Birliği’ne soğuk işlenmiş çelik çubuk ihracatında Türkiye’nin ayrılan payı, üçüncü çeyreğin sonuna yaklaşılırken neredeyse tükendi. Üç aylık dönemin bitimine iki gün kala, ayrılan kota miktarının büyük çoğunluğu kullanıldı ve geriye sadece sınırlı bir pay kaldı.
Bu durum, Türk ihracatçılar için hem bir uyarı hem de yeni fırsatların planlanması gerektiğini gösteriyor. Sürecin ilerleyişi, önümüzdeki dönemde atılacak adımların hızla belirlenmesini zorunlu kılıyor.
Ülke kotasında son dilim: yalnızca 17 ton kaldı
AB’nin kategori 27 kapsamında 1 Temmuz-30 Eylül dönemi için Türkiye’ye tahsis ettiği 7.045,08 tonluk kota, 28 Eylül itibarıyla %99,8 oranında kullanıldı. Bu oranın anlamı açık: Türkiye adına kullanılabilecek miktar yaklaşık olarak 16,8 tona kadar geriledi. Mevcut kullanım temposu korunursa, üç aylık dönem tamamen sona ermeden kota tamamen dolabilir.

Kota bittikten sonra ortak havuz alternatif sunuyor
Ülke kotasının tükenmesi, derhal sevkiyatların duracağı anlamına gelmiyor. İhracatçılar, Serbest Ticaret Anlaşması (STA) kapsamında ortak havuzdan pay alabilme imkânına sahip. Kategori 27 için ortak havuzda şu anda yaklaşık 778 ton kullanılabilir miktar bulunuyor. Ancak bu kaynak, birden fazla STA ortağı ülke arasında paylaşılıyor; uygulama ilk gelenin yararlanması esasına dayanıyor.

Bu yüzden ortak havuzun sunduğu imkan, Türkiye’ye otomatik bir garanti sağlamıyor. Başvuruların hızı ve diğer ülkelerin sevkiyat temposu, Türk firmalarının erişebileceği miktarı doğrudan etkileyebilir.
Ortak havuz yeterli olmazsa ek vergi riski doğar
Eğer hem ülke kotası hem de ortak havuz dolarsa, AB’ye yapılacak kota dışı sevkiyatlara ilave vergiler uygulanma ihtimali gündeme gelebilir. Bu senaryo, ihracat zamanlamasını ve günlük kullanım hızını stratejik bir unsur hâline getiriyor.

Rahatlama 1 Ekim’de başlıyor: yeni kota yeniden açılacak
Asıl rahatlama, 1 Ekim’de başlayacak yeni üç aylık dönemde gelecek. Türkiye’ye kategori 27 kapsamında yeniden 7.045 tonluk bir ülke kotası açılması öngörülüyor. Bu, ekim-aralık periyodunda Türk ihracatçılara tekrar kendi kotalarını kullanma imkânı tanıyacak.

Ancak ilk dönemin hızlı tüketimi, yeni dönemde de kotanın nasıl yönetileceğinin önemini vurguluyor. Ekim ayındaki sevkiyatların yoğun başlaması halinde, yeni payın yıl sonuna dek büyük ölçüde tükenmesi olası.
Geleceğe dönük strateji: hız ve denge belirleyici olacak
Bu dönemde kritik gösterge, 1 Ekim’de yeniden açılacak ülke kotasının günlük kullanım hızı olacak. Türk çelik ihracatçıları için en etkili yaklaşım, hızlı ama dengeli bir sevkiyat stratejisi benimsemek; hem talebi karşılamak hem de yıl boyunca sürdürülebilir bir pay bırakmak.
Özetle: Mevcut dönemde kota neredeyse tükendi; ortak havuz bir nefes alanı sunsa da garantisi yok; en büyük rahatlama yeni üç aylık dönemde tekrar açılacak kota ile gelecek. Şimdi gereken, zamanı doğru okumak ve kaynakları akıllıca yönetmektir.