Gündüz hukuk kitapları, akşam ise günlük ritmler… Ekin Kayatekin, mahkeme koridorlarından stüdyo ışıklarına geçen eğlenceli bir hayat sürüyor. İş çıkışı evinde küçük ama sevgi dolu bir stüdyo kuran genç avukat, notaları ve davaları farklı raflarda tutuyor ama ikisini de büyük bir tutku ile taşıyor.
Mesai bitince takındığı cübbenin yerine kulaklıkları takıp beste yapmaya başlayan Kayatekin, müziği stres atmanın ötesinde bir yaşam biçimi haline getirmiş. Kendi söz ve müziklerini yazdığı eserlerle dinleyiciye seslenirken, ikinci teklisi “Hak Etsem”i dijital platformlarda paylaşıp müzik serüvenini hızlandırdı.
Avukat Masasıyla Stüdyo Arası: Ritm ve Raporlar
Gün içinde davalar, geceyarısı nakaratlar. Ekin, adliyedeki yoğun tempoyu notalara dönüştürmeyi öğrendi; yoğun mesainin ardından besteleriyle rahatladığını ve kelimelerle hesaplaştığını söylüyor. Stüdyo olarak kullandığı küçük oda, onun için yaratıcı bir kaçış noktası oldu.

Kalp Kırıklığından Melodilere: “Hak Etsem”
Yaşanan aşk acısı ve geç kalmışlık hissi, Ekin’in yeni parçasının kalbini oluşturuyor. Şarkının düzenlemesini Aytaç Özgümüş üstlenirken, mix ve mastering çalışmasını Erkut Kaymaz tamamladı. Bu üçlü, duyguyu modern pop formlarında sunarak dinleyicilere içten bir pencere açıyor.

Bir Dersten Daha Fazlası: 10 Şarkılık Serüven
Ekin, yaşadığı duygusal dalgalanmaları müziklerine aktararak bugüne kadar yaklaşık 10 şarkı üretti. Her parça, onun hem avukat hem de sanatçı kimliğini bir arada taşıyan hikâyeler barındırıyor. Cübbenin düğmesini çözdüğü anlarda notaları takip etmek, onun gündelik ritüellerinden biri haline gelmiş durumda.
Planı mı? Müzik kariyerini adım adım büyütmek ve düzenli aralıklarla yeni şarkılarla dinleyicilerinin karşısına çıkmak. Hem duruşunu hem de duygusunu koruyarak iki farklı dünyayı aynı anda yaşamak, Ekin için eğlenceli ve tatmin edici bir macera.