1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Hayatını vatana adayan büyük mücadele adamı

Hayatını vatana adayan büyük mücadele adamı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Refik Saydam, 8 Temmuz 1942 yılında hayata gözlerini yumdu. Milli Mücadele’nin önemli isimlerinden olan Saydam’ı bugün rahmet ve minnetle anıyoruz. Bütün hayatı mücadele ve vatana hizmet aşkıyla geçen Saydam’ın hayatından kesitler sunuyoruz.

İbrahim Refik Saydam, 8 Eylül 1881 tarihinde İstanbul’da doğdu. Askeri tıp eğitimi aldı. 1912’de Balkan Savaşı başlayınca Almanya’daki öğrenimine ara verip vatan için cepheye koştu.  

Milli Mücadele’de Mustafa Kemal’in yanında yer aldı. 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal ile Samsun’a çıkan isimlerden biriydi. Yolculuk sırasından rahatsızlanan Ulu Önder’e müdahale etti. Bu yol arkadaşlığı ömür boyu sürdü.

İLK SAĞLIK BAKANIMIZ

Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişliği görevinden alınıp askerlikten istifa edince o da askerlik görevini bıraktı.

İlk Meclis’e Doğubayazıt milletvekili olarak girdi. Atatürk’ün “Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” dediği 28 Ekim 1923 akşamı, Çankaya’daki yemek masasında Refik Saydam Bey de vardı.

Refik Bey, Cumhuriyet ilan edildiğinde Sağlık Bakanlığı’na getirildi. Bu görevi 14 yıl 6 ay sürdürdü. Sağlık hizmetlerinin temellerini attı. Memleket hastaneleri, doğum ve çocuk bakım evleri açtı. Yeni doktorlar yetişmesine, Cumhuriyet’in sağlık kadrosunun oluşmasına öncülük etti. Tıp öğrenci yurtları kurdu.

ATA’NIN SAĞLIĞIYLA İLGİLENDİ

 Atatürk’ün sağlığı ile de yakından ilgilenen Refik Saydam, yoğun çalışma temposunun Ata’nın sağlığını zorladığını ilk fark eden oldu. “Gazi çok hasta!” dedi. Yurt dışından profesörler getirtti. Atatürk’ün uykusuz kalmaması ve karaciğerini zorlamaması için tedbirler aldı.

Atatürk’ün vefatı sonrası 1939’da genç Cumhuriyet’in 4’üncü Başbakanı olan Refik Saydam, 3 yıl süreyle görev yaptı. 

Sivas Kongresi’ne katılan isimlerden biriydi Refik Saydam… bağımsızlık yolunda daima Mustafa Kemal’i destekledi. 

Soyadını Atatürk verdi

ATATÜRK, 1934 yılında bir yemek sırasında Saydam’ın dürüstlüğünü ve karakterini överek, kendisine bizzat “Saydam” soyadını verdiğini açıkladı. Masadakilere Refik Bey için şöyle dedi: “Ben ona niçin Saydam dedim? O, içi dışı bir, tertemiz bir insan pırlantasıdır da ondan.”

Vatan için sağlık savaşı

Saydam’ın geliştirdiği aşı Kurtuluş Savaşı’nda ve I. Dünya Savaşı’nda Alman ordusu tarafından kullanıldı. Tetanos ve dizanteri serumları üretip cephelere sevk etti. Cumhuriyet’in ilanı sonrası Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nü kurarak Türk Milleti’ni salgın hastalıklardan korudu. İlk verem sanatoryumunu da kurdu.

Her şeyini milletine bıraktı

8 Temmuz 1942 günü Refik Saydam, İstanbul’da gıda kontrolü ve karaborsayla mücadele denetimleri yaptı. Dostlarıyla akşam yemeğinde buluştu, “İşte geldik gidiyoruz, şen olsun Halep şehri!” esprisini yaptı. Pera Palas Oteli’ne geçti ve burada gece yarısı geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti.  

Ölümü büyük üzüntü yarattı. İstanbul’daki yatılı tıp öğrencileri aralarında para toplayıp onun adına Süleymaniye Camii’nde mevlit okuttu. Hiç evlenmeyen, “Benim ailem Türk Milleti’dir” diyen, ömrünü ülkesine adayan Saydam, biri babadan kalma diğeri Atatürk’ün hediyesi iki evini ve kitaplığını milletine bıraktı. İstanbul’daki evini “Çocuklar okusun, eğitime gelir olsun” diye Darüşşafaka’ya, Ankara’daki evini Kızılay’a, kitaplarını Sağlık Bakanlığı’na bağışladı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.