1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Sessiz film günleri

Sessiz film günleri

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul Modern Sinema, bugün başlayıp 4 gün sürecek olan “Sessiz Film Günleri” ile erken sinemanın büyüsünü günümüze taşıyor…

Eye Filmmuseum işbirliği ve Elif Rongen Kaynakçı’nın eş küratörlüğünde hazırlanan program, 1910’dan başlayarak sinema tarihinin erken dönemine uzanan 13 filmlik seçkiden oluşuyor. Emek ve üretim temalarından doğayı soyutlayan avangart sinema örneklerine, 20. yüzyıl başının moda dünyasını konu alan çalışmalardan su altı sahneleriyle öne çıkan yapımlara uzanan seçki, geniş bir yelpaze sunuyor.

Program 5 Nisan’a kadar devam edecek.

Erken ile modern sinema arasında köprü

Programda İran Yeni Dalgası’nın önemli örneklerinden Dariush Mehrjui imzalı “Postacı” filminin Türkiye prömiyeri de gerçekleştirilecek. Bu gösterim, erken dönem sinema ile modern sinema arasında bir köprü kurmayı amaçlıyor.

İşte öne çıkanlar

Canlı müzik ve özel sunumların yer alacağı programın öne çıkan yapımları arasında; Robert Wiene imzalı Raskolnikov (1923), Brezilyalı yönetmen Mário Peixoto’nun 22 yaşında çektiği Limite (1931), Mikhail Kaufman imzasını taşıyan Baharda (Vesnoi, 1929) ile Muhsin Ertuğrul’un Ukrayna Foto Sinema İdaresi’nde çalıştığı dönemde çektiği ve 92 yıl sonra yeniden gün yüzüne çıkan Tamilla (1924) yer alıyor.

RaskolnIkov (1923)

Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanından uyarlanan film, işlediği cinayetin ardından suçluluk duygusuyla yüzleşen bir gencin hikayesini anlatır.

Moskova Sanat Tiyatrosu oyuncularının yer aldığı yapım, tiyatro ile sinema arasında özgün bir geçiş alanı kurar. Natüralizmi reddeden ifadeci görsel diliyle, dönemin estetik arayışlarını yansıtan önemli bir örnek olarak öne çıkar.

Tamilla (1924)

Türkiye tiyatro ve sinemasının öncü isimlerinden, Darülbedayi’nin kurucusu Muhsin Ertuğrul’un Ukrayna Foto Sinema İdaresi’nde (VUFKU) çalıştığı dönemde çektiği Tamilla, Ferdinand Duchêne’in romanından uyarlanmıştır.

Film, 1920’lerde Fransız sömürgesi altındaki Cezayir’de geçen trajik bir kadın hikayesini anlatır.

Küçük yaşta babası tarafından para karşılığında evlendirilen Tamilla, yıllar boyunca farklı erkeklere “satılarak” süren bir sömürü döngüsüne hapsolur; annelik, yoksulluk ve şiddetle örülü yaşamı onu geri dönüşü olmayan bir yalnızlığa sürükler.

Uzun yıllar kayıp olduğu düşünülen film, Ukrayna arşivlerinde bulunarak Türkiye’de ilk kez 2019’da Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gösterildi. Filmin Almanya Federal Arşivi’nde (Bundesarchiv) bulunan altı makaralık daha uzun versiyonu ise Türkiye’de ilk kez bu programda izleyiciyle buluşuyor.

Postacı (1972)

Dariush Mehrjui, İnek (1969) filminin ardından bu yapımda İran’ın hızlı Batılılaşmasının yarattığı kırılmaları ele alır. Çekingen bir postacı olan Taghi’nin hayatı, Batı’dan dönen bir girişimcinin müdahalesiyle sarsılır. Hiciv ve alegoriyi bir araya getiren film, toplumsal baskının yanı sıra karakterin zihinsel çözülüşünü görünür kılar.

Yedi film için özel sunum

Program kapsamındaki yedi sessiz film, canlı müzik performansı ve sunumlar eşlik ediyor.Bu etkinlik de İtalyan piyanist Andrea Goretti, Ekin Fil, Kornelia Binicewicz, Komos grubu, Gonca Varol ve Orhan Deniz&Onur Başkurt’ eşliğinde izleyiciyle buluşuyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.