Goncourt Ödülü çevresinde geçen bu hikâye, bir yarıştan daha fazlasına dönüştü: hem edebiyat sahnesinde hem de internetin gölgeli köşelerinde bir tartışma doğdu. Kanadalı-Haitili yazar Thélyson Orélien’in Ya Bu Ya Ölüm adlı romanı, önce övgü ve satışlarıyla dikkat çekerken; sonra anonim bir iddia, işleri tersine çevirdi.
Akademi, kitabı uzun listeden çıkarmaya karar verdiğini açıkladı. Resmi gerekçe: ödülün ve akademinin itibarını koruma isteği. Fakat aslında olayın içinde yapay zeka tespit yazılımları, anonim sosyal medya hamleleri ve sonra ortaya çıkan bir isim vardı—hepsi işin içine girince basit bir edebiyat tartışması hızla karmaşıklaştı.
İddialar, Yazılımlar ve Bir Anonim Hesabın Perde Arkası
21 Eylül’de X’te ortaya çıkan iddia özetle şuydu: “Bu kitap neredeyse tamamen yapay zeka tarafından yazıldı.” İddia, Pangram adlı bir tespit aracına dayanıyordu ve paylaşımı yapan anonim hesap Anthropic’e gönderme yapıyordu. Ancak medyada başka tespit programlarının kitabın büyük olasılıkla insan kaynağına işaret ettiğine dair haberler çıkınca durum karıştı.
Ve sonra sürpriz isim… Anonim hesap, aslında Le Figaro’dan köşe yazarı Samuel Fitoussi’ye dayanıyordu. Fitoussi, teknolojiden hem umutlu hem kaygılı olduğunu söyleyerek kampanyayı başlattığını itiraf etti: okumanın ve yazmanın yapay zekayla yok olmasından korktuğunu belirtti.
Yazarın Tepkisi ve Irkçılık İddiaları
Orélien suçlamaları reddediyor ve bu saldırıların ırkçı bir motivasyona sahip olduğunu söylüyor. Kendi dilini, tekrarları, imgeleri ve ritmi sahipleniyor: “İmgeler, tekrarlar ve ritim yaşayan bir dil. Bunlar bana ait,” diyor. Bu satırların arkasında gerçekten bir insan sesi olduğu iddiasını savunuyor.
İntihal, Akademi ve Gazetecilik
Fransız basınında intihal iddiaları da yer aldı; bazı gazeteler, Orélien’in eserinde başka bir kaynaktan izler olabileceğini öne sürdü. Akademi, güvenilir araştırmacıların ve gazetecilerin analizlerine atıfta bulunarak kitabın “çok büyük ölçüde yapay zekânın ürünü olma ihtimali” bulunduğunu belirtti ve yapay zeka kaynaklı metinleri desteklemediklerini vurguladı.
Akademi adına yapılan açıklamanın tonu sertti: Amaçları netti: yapay zeka yardımıyla hazırlanmış metinlere ödül verilmemesi gerektiğini göstermek. Bu kararda hem iddiaların çeşitliliği hem de kamuoyu baskısı rol oynadı.
Yayınevi, Satışlar ve Sosyal Tepkiler
Kitap, Grasset tarafından Fransa’da yayımlandı; Prix du roman Fnac gibi ödüller aldı ve yaklaşık 35 bin kopya satıldı. İlk yayınevi Le Éditions du Boréal ise iddiaları ne doğrulayabildi ne reddedebildiğini belirtti: somut kanıt olmadan kitabın varlığını sorgulamanın doğru olmadığını savundu. Yayınevi ayrıca yazara yönelik nefret mesajlarını kınadı ve sakin olun çağrısında bulundu.
Festivaldeki Konuşturma ve Yazarın Sessizliği
Les Correspondances festivalindeki konuşmasında Orélien, yalnızca kitaba değil, özellikle kendi sesine yapılan saldırıya vurgu yaptı: “Burada sadece kitaba değil, özellikle benim sesime saldırma ve beni susturma arzusu var.” Daha fazla yorum yapmayacağını belirterek sahnedeki yerini korudu.
Son söz mü? Olay, edebiyat, teknoloji ve medya arasındaki sınırların ne kadar bulanıklaşabildiğini gösteriyor. Yapay zekâ tartışmaları ilerledikçe, bir kitabın arkasındaki insanı, sesi ve emeği nasıl koruyacağımız da tartışma konusu olmaya devam edecek.