Yunanistan genelinde son dönemde Batı Nil virüsüne bağlı vakalarda belirgin bir yükseliş gözlemleniyor. Özellikle başkent Atina ve çevresindeki bölgelerde artan vakalar, uzmanların hava ve çevresel koşulların rolüne dikkat çekmesine yol açtı.
Ulusal sağlık yetkilileri, sivrisinek nüfusunun sıcaklık, nem ve durgun su birikintileri sayesinde hızla çoğaldığını; bu böceklerin virüsü yabani kuşlardan insanlara taşıdığını vurguluyor.
Uzman Görüşleri ve Uygulanan Önlemler
Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) Başkanı Prof. Dr. Theodoros Vasilakopulos, Batı Nil virüsünün 2010’dan bu yana ülkede endemik bir sorun olduğunu; vakaların ülkenin farklı kesimlerinde görüldüğünü açıkladı. Vasilakopulos, sivrisineklerle mücadelede kullanılan ilaçların diğer canlılara zarar verme riskine dikkat ederek kontrollü şekilde uygulandığını belirtti.
Bir vaka tespit edildiğinde yetkililerin ilgili bölgeyi ilaçladığını söyleyen Vasilakopulos, halka özellikle akşam saatlerinde dışarı çıkarken sivrisinek kovucu kullanmaları ve durgun su birikintilerini ortadan kaldırmaları çağrısında bulundu.

Veriler ve Risk Grupları
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi verilerine göre Yunanistan, Batı Nil vakalarında İtalya’dan sonra Avrupa’da ikinci sırada yer alıyor. EODY’nin raporuna göre 5 Ağustos itibarıyla ülkede 65 vaka bildirilmiş; 65 yaş üzerindeki 6 kişi hayatını kaybetmiş durumda.
Geçen yılın aynı döneminde 35 vaka kaydedilmişken, yıl genelinde 96 vaka ve 10 ölüm bildirilmişti. Bu veriler, özellikle yaşlı nüfusun yüksek risk altında olduğunu gösteriyor.

Vatandaşlara Öneriler
Sivrisineklerle mücadelede bireysel önlemler büyük önem taşıyor. Yetkililer, ev çevresinde durgun su birikintilerinin temizlenmesini, pencere ve kapılarda koruyucu sineklik kullanımını ve akşam saatlerinde koruyucu ürünlerle önlem alınmasını öneriyor.
Toplum sağlığını korumak için hem yetkililerin koordineli çevresel uygulamaları hem de bireysel dikkat ve önlemler gereklidir.