Türkiye, fon krizinde ortaya çıkan büyük mağduriyetler ve sermaye piyasasındaki zafiyetleri konuşuyor. Yaklaşık yarım milyon kişinin etkilendiği bu olayda, kimi kişilerin kriz öncesi kazançları ve yetkili kurumların neden önceden müdahale etmediği tartışma konusu oldu.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın eşiyle birlikte kısa sürede yüksek değerli hisse alım-satımı yaptığı iddiası sonrası istifa etmesi, olaydaki şüpheleri daha da artırdı. Bu tür işlemler üzerinde “bilgi suistimali” kuşkusu gündeme gelirken, soruşturmaların kapsamı ve başlangıç tarihleri eleştiriliyor.
İhmaller ve Bilgi Suistimali İddiaları
Muhafazakar düzen içinde öne çıkan bazı kişilerin krizden önce elde ettiği kazançlar, uzmanların dikkatini çekti. Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, işlemlerin zamanlaması ve kişiler arasındaki yakınlıklar göz önüne alındığında 106. madde kapsamında bilgi suistimali iddiasının değerlendirilebileceğini belirtiyor. Başak, bu kazançların büyük ölçüde küçük tasarruf sahiplerinin zararından sağlandığını ifade etti.

“Organize çalışma” ihtimali vurgulanarak, soruşturmanın 2021’den itibaren derinleştirilmesi gerektiği söylendi. Ayrıca şirket ve finans kuruluşlarındaki mevcut yöneticilerin görevde kalmasının delil karartma riski oluşturduğu, bu yüzden bazı kişilerin görevden alınmasının önemli olduğu vurgulandı.
Soruşturmanın Hızı ve Yetki Tartışması
Başak, SPK’nın daha hızlı hareket edebileceğini, gerektiğinde “bir saatte” benzer kazançları tespit edebileceğini savunuyor. Ancak SPK’nın neden suç duyurusunda bulunmadığı, süreçlerin neden geciktiği kamuoyunda soru işareti bıraktı. Normalde ilgili otoritenin daha erken harekete geçmesi beklendiği ifade ediliyor.
Bu tartışmaların gölgesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu harekete geçti ve yeni gözaltılar gerçekleştirildi. Gözaltılarda bazı şüphelilerin kelepçeli fotoğraflarının kamuoyuna yansıması da dikkat çekti.
Mali Tedbirler ve Hâlihazırdaki Durum
Soruşturma kapsamında çok sayıda tüzel ve gerçek kişinin mal varlıklarına tedbir kondu; 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlıkları donduruldu. Tutuklu sayısı 51’e ulaştı. Bu süreçte Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ile Tera Yatırım CEO’su Emir Münir Sarpyener’in de gözaltına alınması önemli gelişmeler arasında yer aldı.
Mağduriyetlerin azaltılması için kamuoyunda fon oluşturma önerileri konuşuluyor; bu fonun kaynağı olarak ise şaibeli işlemlerle bağlantılı hesaplara konulan tedbirler gösteriliyor. Ancak, etkin bir çözüm için soruşturmanın şeffaf ve hızlı yürütülmesi gerektiği konusunda yaygın bir görüş var.