Prof. Dr. Özgür Demirtaş, Türkiye’de yaşanan büyük fon çöküşünü “finansal terör” olarak nitelendiriyor ve mağduriyetin giderilmesi için somut adımlar öneriyor. Olayın mağdurlarının haklarını korumak gerektiğini vurgulayan Demirtaş, hukuki ve mali yollarla haksız kazancın geri alınmasının yollarını anlattı.
Demirtaş’a göre çözümün merkezinde, fonlardan para çekenlerle yatıranlar arasındaki farkın hesaplanması ve bu farkların toplanarak mağdurlara dağıtılması var. Buna göre, elde edilen kazançlar suçla bağlantılı olsun veya olmasın “suçtan kaynaklanan gelir” kabul edilmeli ve iade edilmeli.
Clawback (Geri Çağırma) ve Uygulama Önerileri
Clawback mekanizmasıyla, yatırımcıların çektiği para ile koyduğu para arasındaki fark tespit edilip, fark yüksek olanlardan öncelikli olarak tahsilat yapılmalı. Tahsilat sırasında haciz gibi yasal yolların kullanılması gerektiğini belirten Demirtaş, ödemelerin küçük meblağlardan başlayarak kademeli şekilde yapılmasının mağdur adaletini sağlamada etkili olacağını söylüyor.
Fon şirketlerinin işletim ücretleri ve devletin stopaj kesintileri de bu toplanacak kaynağa dâhil edilmeli; ayrıca medyada geçen belirli bir eşik (ör. 1 milyon TL) gibi ayrımların haksızlık yaratacağını vurguladı.
Veri ve Yapay Zeka ile Hızlı Tespit
Demirtaş, devletin elinde fonların kuruluşundan itibaren kimlerin ne kadar para yatırıp çektiğine dair kayıtlar bulunduğunu belirtiyor. Kimlik bilgileri, banka hesapları, adresler, yakın akrabaların bilgileri ve para transferleri gibi veriler mevcut olduğundan, yapay zekî araçların kullanımı ile bu analizlerin kısa sürede yapılabileceğini söyledi: “Yapay zeka, sadece 1 günde yapar.”
Ponzi’nin İşleyişinin Özeti
Demirtaş, sistemin nasıl kurulduğunu ve çöktüğünü şu şekilde özetliyor: Fonlar ilk etapta kapalı tutulup kağıt üzerinde şişirilen getirilerle küçük yatırımcılar çekildi. Değeri düşük şirketlerin hisseleri yapay şekilde yükseltilip halka güven verilerek yatırımcı rağbeti sağlandı. Sistemin büyümesiyle düzenleyici otoritenin müdahalesi gelince fonlar satılmak zorunda kaldı ve Ponzi zinciri çöktü.
Suçluluk Dereceleri ve Sorumluluklar
- Fon kurucuları: Sistemleri kurup yönetenler ağır şekilde sorumlu; hem cezai hem maddi ve etik açıdan büyük kusur var.
- İlk yatırımcılar bağlantılıysa: Kurucularla bilinçli ilişki içinde yatıranlar da aynı derecede suçlu kabul edilmeli.
- Siyasiler: Bilerek veya bağlantılı şekilde yatırım yapan siyasetçiler de ağır sorumluluk taşıyor.
- Makul bilgiye sahip profesyoneller: Finansal okuryazarlığı ve matematik bilgisi güçlü olup bilerek girenler etik ve manevi açıdan sorumlu; durumlarına göre suçlu addedilebilir.
- Gerçekten kandırılanlar: Sistemin gerçek yapısını bilmeyen, fon yöneticilerini gerçek zannedip yatırım yapanlar suçsuz sayılmalı.
- Bankacılar ve aracı kurumlar: Bu fonları önerip komisyon aldıysa hem etik hem maddi açıdan ciddi sorumlulukları var; komisyon karşılığı önerdilerse daha ağır değerlendirme gerekir.
Demirtaş, çözümün adil ve hızlı olması için yasal araçların eksiksiz kullanılması, veri analizlerinin acilen yapılması ve toplanacak paranın mağdurlara dönmesini sağlayacak şeffaf bir mekanizma oluşturulmasını öneriyor.