Japonya’nın dış ticaret kuruluşu JETRO ve küresel sanayi grubu Sumitomo temsilcileri, Mersin’deki TÜİOSB Gıda İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki gelişmeleri yerinde gördü. Heyet sahada yürüyen altyapı çalışmalarını ve faaliyete geçen tesisleri inceleyerek bölgenin yatırım olanaklarını değerlendirdi.
Toplantılarda; bölgenin lojistik avantajları, yatırım altyapısı ve Türk-Japon sanayi iş birliklerini güçlendirme yolları üzerinde duruldu. Bu temaslar, Mersin’in uluslararası yatırım ağındaki rolünü daha da görünür kılma potansiyeli taşıyor.
Gelişen Altyapı ve Yatırım Dinamikleri
TÜİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, ilk etapta ayrılan 118 hektarlık alandaki 60 sanayi parselinin tamamının tahsis edildiğini, 21 firmanın inşaat ruhsatı aldığını ve 10 firmanın sahada yatırımlarını sürdürdüğünü belirtti. Ayrıca, 6 firmanın üretime geçerek istihdam yaratmaya başladığını vurguladı.
Yatırım taleplerinin artması üzerine üçüncü genişleme olarak planlanan 108 hektarlık alan için ön tahsis sürecinin başlatıldığını söyleyen Balta, yeni etapta orta ve yüksek teknoloji yatırımlarına öncelik verileceğini ifade etti.
Yeşil Sanayi ve Uluslararası Uyumluluk
Balta, Dünya Bankası destekli altyapı yatırımları sayesinde şekillenen yeşil sanayi yaklaşımının uluslararası yatırımcı beklentileriyle örtüştüğünü belirtti. Bu vizyon, sürdürülebilir üretim anlayışını benimseyen firmalar için cazip fırsatlar sunuyor.
JETRO İş Geliştirme Direktörü Seigo Endo ise Çukurova Bölgesi’nin lojistik gücünü ve TÜİOSB’nin modern altyapısını Japon yatırımcılar açısından çekici bulduklarını, iki ülke firmaları arasında yeni ticari iş birliklerinin oluşturulabileceğini söyledi.
Uluslararası İş Birliklerine Davet
Sumitomo Satış Müdürü Natsuki Maruyama, sürdürülebilir üretim ve yüksek teknoloji odaklı yatırımların küresel rekabette öne çıktığını belirterek TÜİOSB’nin vizyonunun uluslararası ortaklıklar için önemli fırsatlar yarattığını aktardı.
Ziyaret boyunca Japon heyet, hem altyapı sahalarını hem de üretime geçen fabrikaları gezerek teknik ve ticari değerlendirmelerde bulundu. Bu temasların, Mersin’in uluslararası yatırım profilini güçlendirmesi ve bölgeyi ileri teknoloji ile yeşil üretim merkezlerinden biri haline getirmesi bekleniyor.